Sardinya’yı Nasıl Bilirsiniz ?

Belki yirmi sene önce şöyle bir uğramıştım bu adaya. Bu kez değerli arkadaşım Mete Darcan ile Şubat ayında üç günlüğüne Roma aktarmalı Cagliari’ye uçuyoruz.

Sardinya’ya ilk yerleşimler taaMÖ 250 yıllarında başlamış. Arazi mümbit, SandNurajik medeniyeti adada önemli bir iz bırakmış. Adanın her yanında sık sık rastlanan kesik koni taş kuleler onların eseri sonra bu büyük adadan bakındaha kimler gelip geçmiş.

Fenikeliler, Kartacalılar, Romalılar, Fatimi, İngilizler, Avusturya, Fransız ve sonuçta İtalyanlara kalmış. İtalyan meclisi1948 yılında Sardinya’ya özel statü vermiş.

Sardinya, mavinin tüm tonları, koyu lacivert köpüklü dalgaları, inci beyaz kumlu gizli koyları ile aslında mutedil bir adadır.

1960’lı yıllarda Prens Kerim Ağanın adayı sahiplenmesi ve Smeralda yat kulubünü açması ile burası kısa zamanda Milanolu modacıların ve jet sosyetinin uğrak yeri olmuş.

Kuzeydeki Olbia Kenti şöhretini ünlülerin boy gösterdiği CostaSmeralda,Spiaggiadel Principe, Hotel CalediVolpe, PhiBeach ve Porto Copuo’ya borçlu. Ama bu sosyetik açılıma rağmen ada halkı geleneklerini korumayı başardı. Yazın adanın nüfusu hemen hemen üçekatlanıyor. Adanın toplam kıyı uzunluğu 1850 kilometreyi buluyor. Adanın iklimini belirleyen aslında poyraz rüzgarı. Çok sayıda plajı arasında Baia, Sandinia, Pevero, Capricciolive LaCinta öne çıkıyor.

Orgoloso yerleşimi, duvar resimleri (Murali) ile ünlenmiş. 1975 yılından beri özgürlük temalı duvar resimleri dünyanın en önemli bağımsızlık hareketlerine şahitlik etmiş. Vittori de Setta’nın 1961 yapımı “Bandit a Orgosolo” (OrgolosoHaydutu) adlı filmi bu kente ayrı bir ün katmış.

Bir ara İtalya’nın başkentliğini bile yapmış olan Cagliari’nin daracık ve yokuşlu yollarında dolaşıyorum. Cagliari Kalesi, Arkeoloji Müzesi’ni de ev sahipliği yapıyor. Altı numaralı otobüsten kalenin yanında inip tadını çıkararak sahildeki tipik gar binasına kadar yokuş aşağıya yürüyün.

Bu arada teraslardan kenti fotoğraflayın. Sevimli köşe kahvelerinde soluklanın. Cagliari kenti ulaşım sorununu sarı otobüs ve troleybüs hatları ile çözümlemiş. Duraklardaki elektronik sistemle hangi otobüsün o durağa saat kaçta varacağı belli. Bir numaralı otobüs zaten kenti baştan başa gezdiriyor.

Biz Mete ile günde dört defa tekrarlanan tren seferi ile kuzey batısındaki Sassari Kentine ulaştık. Yolculuk ortalama 3,5 saat sürüyor. Gidiş dönüş tren bileti 30 Euro. Yanınıza yiyecek ve su alın, çünkü tren ve istasyonlarda bulamazsınız. Tren rahat, manzara hoş, sık sık önünüze çıkankonik taş kuleler, otlaklar, tarlalar, kasabalar birbirini takip ediyor.

Sassari büyükçe bir kent, ucuz ve çok göç almış. Tamamen siyahilerden oluşan bir mahallesi bile var. Deniz kenarında değil ama rengarenk evleri, yine daracık labirent sokakları, sürpriz kahveleri ile sizleri şaşırtacak. Turistik olmaması bence daha da güzel. Tamamen beyaz dekorlu bir kahveye giriyoruz. Karşımda siyahi bir kız oturuyor. Sanki gündüz gözüyle rüyaya dalmış gibi. Dudakları sımsıkı kapalı. Gözleri sabit bir noktaya bakıyor. Kıyafeti zayıf vücudunu iyice sarmış. Düğmeleri farklı, rengi solmuş, taşlanmış, lekeli kot gömleği ile haki renkli spor ayakkabıları ve kırmızı şapkası doğrusu çok uyumsuz. Birden dönüp bana bakıyor, gülümsüyorum. Kim bilir bu adaya ne zor şartlarda gelmiş, ne maceralar yaşamıştır. Ya şimdi, öyle kolay olmamalı burada yaşam. Acaba nasıl para kazanıyor.

Sardinya’nın dar ve virajlı yollarında hızla giden araç durduruldu. Keskin bir fren sesi ile duran Roberto, motosikletli polise sordu.

Çok mu hızlı gidiyordum memur Bey ?

Ne münasebet tam tersi alçaktan aslında uçuyordunuz

Kısa Kısa Sardinya

· Sardinya’nın ünlü bir yeşil treni (Treno Verdi) var. Sassari ve Palau’dan Campedo Platosuna kadar uzanan 500 kilometrelik vahşi ve yeşil bir doğada bir farklı yolculuk. İtalya’nın en uzun turistik tren hattı imiş. (www.treninoverde.com). Ancak araştırdık, anladığım kadarı ile bu özel tren yazınve özel günlerde gerçekleşiyormuş.

· Sardinya Akdeniz’in kilometre başına en çok kumsal düşen adası.

· Elmas HavalalimanıCagliari kent merkezine sadece 15 dakika mesafede. Şehir otobüsü ile ulaşmak mümkün. Elmas, (mücevher anlamında değil) havaalanın bulunduğu yörenin adı.

· Sardinya Adası İtalya’nın diğer yörelerine nazaran daha emniyetli ve hırsızlık olayıoldukça az.

· Mimaride zaman zaman İspanyol etkisi dikkati çekiyor.

· İkinci Dünya Savaşı’nda başkent Cagliari yoğun bir bombardımana maruz kalmış.

· Elbette Akdeniz’in simgesi Sardinya’nın kendine has bir mutfağı ve tadları var. Örneğin:

– Yaban mersini tohumundan yapılan Mirto likörü

– Pecurini peyniri, zaten onlarca çeşit peynirle karşılaşıyorsunuz.

– Patatesli rivioli.

– Taze yassı sardinya, şeftali suyu ile hazırlanan “Bellini”.

– Tatlılarda badem, ricotta peyniri, tarçın, karanfil ve anason kullanılıyor.

· Şirin ve minyatür bir köy var, dağlardave uzakta, San Pantaleo.

· Alghero Kenti yakınında bir mağara var. “GrottaDiNettuno” İlginizi çeker mi ?

· Kuzey Doğu sahilinde Arzacheno yakınındaki mantar şeklindeki kayanın kartpostallarda sık sık resmini göreceksiniz.

· Roma kalıntılarına özel merakınız varsa bu adada da eksik değil. “Tharros Nora”.

· Agri – turizmo olarak adlandırılan adaya has çiftlik yaşamı ile buluşmaya ne dersiniz ? Butik bir pansiyonda kalıp kendi elinizle topladığınız sebzelerden adaya özgü yemekleri tadıyorsunuz.

· Sardinya Adası’nın esas geçim kaynağı turizm değil tarım ve hayvancılık. Adada üç milyon koyun bulunuyor. Toprağı da çok mümbit.

· Adanın halkı genellikle Sanduca ve Katalanca karışımı olan “Algero dilini” konuşuyor, İngilizce pek bilmiyorlar.

· Adada beş adet hava alanı bulunmakta.