Samoa: Cennet Kadar Uzakta!

Polinezya’nın tam kalbinde bulunan Samoa, diğer komşu ada grupları gibi 3 bin yıllık bir tarihe sahip. İki büyük volkanik ada Savaii ve Upolu ile sekiz ufak adadan oluşuyor. Başkent Apia, Upolu Adası üzerinde ama Savaii Adası, Upolu’dan daha büyük. Batı Samoa bağımsız bir ülke iken Doğu Samoa ABD toprağı. Samoa’nın %47’si orman ve kıyıları mercan resifleri ile çevrelenmiş.

Bu coğrafyaya ilk ayak basan beyaz adam Felemenk denizci Jacop Roggeven, yıl ise 1772. 1898 yılında Berlin antlaşmasına göre Samoa, İngiltere, ABD ve Almanya arasında pay edilir. Daha sonra İngiltere çekilir ve adaların batı bölümü Almanya’ya, doğusu ise ABD’ye kalır. Almanya Birinci Dünya Savaşı’nda kaybedince Batı Samoa, Yeni Zelanda’nın kontrolüne verilir ve 1962 yılında ise bağımsız olur.

Samoa’da bulutlar çocuklar gibi ağlar, kadınlar gibi kapris yapar. Gökyüzü pırıl pırıl, havada tek bir gölge bile yokken birdenbire ılık ılık yaşlar nemlendirir toprağı. Ara sıra bulutların histeri nöbeti tutar, günler boyunca hıçkıra hıçkıra ağlarlar.

Haritaların bittiği alanda bir ufak noktadan ibaret Samoa Adaları’na değerli arkadaşım Hüseyin Şen’le tam üç gün üç gece yolculuktan sonra varabildik. Aylar öncesinden uçak biletlerimizi almıştık: İstanbul – Hong Kong (10 saat), Hong Kong – Auckland (10 saat) ve Auckland – Apia (6 saat). Ama Hong Kong’daki Yeni Zelanda Havayolları yetkilisi bir Türk ve Müslüman düşmanı, bizi uçağa almamaya kararlı. Yeni Zelanda transit vizesi için Dubai bürolarına müracaat edip 100 USD ücret ödememize rağmen bizi sürekli oyalıyor. Arkadaşımın ve benim evraklarımıza bile doğru dürüst bakmıyor. Başkaları ile ilgileniyor. Biz yaklaşınca da hemen kaçıyor. Sonunda tüm yolculuğun biletlerini kendisine gösterdik.

Yeni Zelanda’daki merkezle görüşürken telefonu elinden alıp karşı taraftaki bayana durumu şahsen anlattım ve yetkili bayan “Elbette uçağa binebilirsiniz” dedi. Buna rağmen bu şahıs bir köşeye çekilip uzun süre bekledi. Bizi yaklaştırmadı. Uçağın kapısı kapanınca “Tamam gidebilirsiniz” deyip, pasaportlarımızı iade etti. Kısacası, bavullar gitti, biz Hong Kong’da kalakaldık. Elbette mahsus yaptı. Gerekli şikayetleri yapıldı. Ankara ve Tonga’daki Yeni Zelanda elçilikleri, Wellington’daki Türk Büyükelçiliği durumdan haberdar, avukatım Suat Şimşek de devrede.

Hangisine yanalım? Yeni bilet almamız gerekiyor. Uçaklarda yer yok. Biletler son anda çok pahalı. Acaba uçuş programımızı nerede yakalayabileceğiz? Sonuçta kabus gibi iki gün yaşadık. Moralimiz bozuk! Bir servet ödeyip Hong Kong – Singapur (4 saat), Singapur – Fiji (10 saat) ve Fiji –Samoa- Apia (3 saat) uçarak ancak iki gün sonra Apia’nın Faleolo Havaalanı’na varabildik.

Samoa’da pasaport kontrolünde soru üstüne soru. Herkes geçti biz orada kaldık. “Niye bize geldiniz?”, “Niye az kalıyorsunuz?”, “İş için mi?” Bu saçma muhabbet tam yarım saat kadar sürdü, sonunda bıraktılar. Para bozdurduk (1 USD = 2,4 Tala, 2017) Cep telefonları çekmiyordu. Taksiye binip havaalanından 35 kilometre uzaktaki başkent Apia’da Samoa Observer Gazetesi’ne vardım.

Orada Liz benimle yarım saat kadar röportaj yaptı ve hemen ertesi gün yayınlandı. Hüseyin’le oranın en ünlü lokali “Milano Kahve”de buluşacaktık. Cep telefonum yok da yok! Tüm çantalarımı boşalttım. Tüm bilgiler o telefonun içinde. Asistanımın cep telefonu numarasını bile bir köşeye yazmamışım! Tekrar havaalanına döndük, ofis ve bankaya soruyoruz. Görmemişler. Muhtemelen takside kaldı! Telefonumu çaldırıyoruz, çalıyor ama açılmıyor.

Airbnb kanalı ile bulduğumuz müstakil eve vardık. Ev sahibi Sesillia güler yüzlü ve becerikli bir anneanne. Kendisi de kaybolan telefon için sağı solu arıyor. Radyoda anons ediliyor! Nafile. Telefon yok. Oysa ki bulan bu adada onu zaten kullanamaz!

Sesillia bizi arabası ile alıp buradaki Müslüman lider ve aynı zamanda  bir köy şefi olan Muhammed İbn Yahya’nın (Daniel Stanley) İslam merkezine götürüyor. O sırada ezan okunuyor, bekliyoruz. Yol boyunca her köyde en az iki büyüklü küçüklü kilisenin bulunduğu Samoa’da bir Müslüman liderin kendini kabul ettirmesi doğrusu beni şaşırttı.

Tüm dünyayı gezdim, inanın bu kadar çok kilise, katedral ve manastırı bir arada görmedim. Bazı dini merkezlerin 60 dönüm arazi içinde okulu, spor kompleksi ve tesisleri bulunuyor. Buradaki Hristiyanlık propagandasını Londra Misyoner Birliği başlatmış. Sonra diğer adalardaki gibi tüm tarikatlar devreye girmiş ve aralarında bir yarış başlamış. Yehova Şahitleri, Mormonlar, Bahai, Anglikan, Katolik, Ortodoks hepsi devrede.

Stanley, iki yıl çalışıp Kuran-ı Kerim’i Samoa diline tercüme etmiş ve yayınlamak istemiş ama hiçbir kurum kabul etmemiş. Sonunda bizim diyanet başkanlığı üç farklı boyutta bastırmış ve ta 16000 kilometre ötedeki Samoa’ya kadar yollamış! Hatta gazetelerimizde haber bile olmuş. Beni görünce 300 kişilik cemaati adına “Türklere şükran borçluyuz” deyip defalarca teşekkür etti.

Bu kez sıra La Manumea Otel’deki açık büfe yemek ve ardından gösteride. Samoa aslında pahalı bir ülke değil. Bu gece için adam başı 22 USD ödedik. Yerel yemekleri tadıyoruz, ardından başlayan gösteride Samoa dansları, gelenekler ve adadaki yaşamdan farklı sahneler sergileniyor. Dansçılar arasında Amerikalı kızlar da var.

Kısa bir Apia gece turundan sonra evimize dönüyoruz. Yola çıkalı dördüncü gecemizde ilk defa yatak yüzü gördük. Burası bakır renkli tenli, düz metalik saçlı, ablak yüz çizgili, hafif çekik gözlü hakiki Polinezya çizgilerine sahip insanların ülkesi!

Başkent Apia ufak sempatik bir kasaba. Beyaz boyalı, geniş verandaları ve ferah görünümlü evleri ile bir Alman yerleşkesini de anımsatıyor.

Kısa Kısa Samoa:

  • Samoa diğer Pasifik adaları gibi bir bakıma da “şişmanlar ülkesi”. Sık sık zor yürüyen şişmanlara rastlanıyor.
  • Upolu Adası’nın güneydoğusunda Aleipata Sahilleri’nde 2009 yılında yaşanan tsunami olayından sonra yepyeni bir resif sistemi oluşmuş.
  • Adada hayvan çeşidi sınırlı ancak gagası dişli bir güvercin çeşidini sık sık yollarda görmek mümkün. Artık evcilleşmişler.
  • On iki ay aynı mevsimi yaşıyorsunuz. Yağmurlu mevsim aralıkta başlar, nisanda ise biter.
  • Samoa dili 2000 yılında resmi lisanları olarak kabul edilmiş ama hemen hemen herkes İngilizce anlıyor.
  • Bu adalarda erkeklerin tamamı –okul çocukları dahil- etek giyiyor. Günlük yaşantılarında basmadan çiçekli etekleri tercih ederken, resmi toplantılarda koyu renkli etekleri giyiyorlar. Bu eteklere “lava-lava” deniyor.
  • Adada yeraltı zenginlikleri bulunmuyor. Tarım, balıkçılık ve turizm ile geçiniyorlar. Kakao, muz, mango, hindistan cevizi en önemli tarım ürünleri.
  • Doğal liflerle yapılan sepetleri hanımlar evlerin önünde örüyor.
  • Polinezya’nın en dikkati çeken yapılarından biri piramit şeklindeki “Vaatausili Cave” ile “Via Sua Toto” yani “Kan kuyusu”. Bir ünlü savaşçı olan Tuva ile Vgililigi, düşmanlarını öldürdükten sonra kestiği kafalarını bu kuyuya atarmış.
  • Her yıl bağımsızlıklarını ilan ettikleri gün olan 1 Haziran’da 20-30 kişinin birlikte kürek çektiği Fautasi denilen 35-40 metre uzunluğundaki geleneksel teknelerle yarışmalar düzenleniyor.
  • Geleneksel Samoa evlerine “Fale” denir. Duvarları yoktur. Hindistan cevizi dallarından çatısı örülür.
  • Samoa’nun Monono Adası’na motorlu araçların girmesi yasaktır. Burada sadece insanların birbirini dostça selamladığı “Malo” sözcüğünü sık sık duyarsınız.
  • “To sua” okyanus çukurları birbirlerine alttan bağlı etrafı kayalarla çevrili bir bakıma sempatik küçük yüzme havuzları.
  • Samoa koloni döneminde bağımsızlığını ilan eden ilk ada ülkesi olmaktan dolayı gurur duyar.
  • Yerel bir yemek kültürüne sahipler. “Taro” denen kök sebzesini her fırsatta tüketiyorlar. Örneğin yapraklarından dolma hazırlanır. Ayrıca balık ve deniz kestanesi, yosun gibi deniz ürünlerini ve adada bol olan muzu masalarından eksik etmiyorlar.
  • Samoa’lılar birayı da çok sever. Vailima yerel birasını hastane bahçesinde, yol kenarlarında hatta direksiyon başında bile içerler.
  • Namu Adası’na, Mutitele’den kısa bir tekne yolculuğu ile ulaşılır. Etrafı resiflerle çevrili bu adada tüm gün denizaltının güzelliklerine şahit olabilirsiniz.
  • Define Adası ve Dr. Jeykl & Mr. Hyde adlı ünlü eserlerin İskoç yazarı Robert Louis Stevenson Edinburg’taki evini terk edip sadeliği ve güneşi arayarak Samoa’ya kadar gelmiş. O yıllarda iki rakip soylu aile Maliefolar ve Mataafalar savaş halindedir. Güney kıyılarında (In The South Seas) ve Peder Damien (Father Damien) adlı eserlerini bu coğrafyada 1890 yılında yayınladı. Güçlü batılı ülkelerine karşı Samoa’nın haklarını korumak için bir kampanya başlatır. Stevenson bir süre sonra çürük ot kokulu Vae Tepesi’ne bir ev yaptırır, evinin keyfini maalesef ancak 5 yıl sürer. Sıkıntılı bir Ekim günü ölür, bu tepeye gömülür. (1856 – 1894),
  • Eski kamyonlara ahşap bir kasa ekleyerek rengârenk boyamışlar, adaya özel gayet sempatik bir ulaşım aracı yaratmışlar.
  • Samoa’da aşiret ve geniş sülale olgusu hakim. Buna “Ainga” deniyor. Her sülalenin bir şefi (Matai) var. Toprakların %80’inin sahibi Matailer. Zaten bir tek onların seçilme hakkı var. Şeflerin kendi aralarında da rütbeleri var. Krallığa kadar yükseliyorlar. Elbette tarih boyunca bu sülaleler birbiri ile savaşmış.
  • Sülale bireyleri kollanır, korunur ve desteklenir. Sık sık köylerde açık hava toplantılarının yapıldığı dairesel ahşap alanlar görürsünüz. Köylerin sorunlarının tartışıldığı bu alanlara “fonu” deniyor. Ama o kadar birbirine yakın ki “Acaba” diyorum “3-4 farklı sülale “Fonular”ı ortak kullansa olmaz mıydı? Böylece tarım arazisi de korunmuş olur.
  • Tesadüfen bir şefin cenaze törenine şahit olduk. Tüm köy halkı yol kenarına sıralanmıştı. Cenazeyi bekliyordu. Ölü geleneksel kıyafetli 20 gencin içinde olduğu özel bir kamyonetle getirildi. Cenazeyi takip eden yüze yakın araç vardı.
  • Samoa’nun en yakın dostu Yeni Zelanda. Zaten bağımsızlığını 1962 yılında Yeni Zelanda’dan kopardı. Çok sayıda Samoa’lı da Yeni Zelanda’da yaşamını sürdürüyor.
  • Samoa 1966 – 1968 yıllarında iki büyük tufanla sarsıldı. Ayrıca 1889 yılında Apia Limanı’nda demirleyen ve fırsat kollayan İngiltere, Almanya ve ABD’ye ait 7 fırkateyn ani çıkan fırtına sonucu batar.
  • Samoa yerlisi beyaz insanı karşısında görünce “palangi” demiş. Yani “Göğü delen adam”.
  • Samoa’da internet ve cep telefonu teknik hizmetleri oldukça zayıf. Bir saatlik internet kullanımı için bir kart alıp üstündeki numarayı Blue-Internet sistemine işliyorsunuz. Ama randımanı yine de düşük.
  • Ülkenin başında 20 yıldır devlet başkanı olarak ekonomist Tuilaepa Aiono Sailele Malielegaoi bulunmakta. Halk, Samoa için çok yararlı çalışmalar yaptığı inancında. (2017)
  • Dövmenin Samoa kültüründe özel bir yeri var. Geleneksel olarak kemik, tahta, kaplumbağa kabuğu ve deniz kabukları ile vücutlarına dövme işleniyor.