Varna

Varna Karadeniz’in Sahiden Yıldızı mı?

Farklı yolculuklar sırasında defalarca Varna’dan geçtik. Kahve molası da verdik ama en az üç gün kalmadan o kenti tanımak çok zor. Sokaklarda yürüyeceksiniz, dostluklar kuracaksınız. Kentin gizli köşelerine dalıp, kentin sakinleri ile sohbet edeceksiniz,  hatta aynı sokaklardan defalarca geçeceksiniz ki fark etmediğiniz önemli bir detay kalmasın.

Kurban Bayramınının son günü gece 01.30’da havalanan THY uçağına atlıyorum. Uçakta boş yer çok ve çoğunlukla Bulgarlar var. Zaten bir yükselip 10 dakika sonra alçalıyorsunuz. İstanbul – Varna arası uçakla bir saat ama otobüsle en az 10 saat.

İniyoruz, pasaport kontrolünde kimseye zorluk çıkarmıyorlar. Havaalanı kent merkezine oldukça yakın. Taksimetreyi açtırırsanız taksilerde ucuz. Kalacak yerimi yine Airbnb ile ayarladım. Ev sahibim Valentine gece 03’te geleceğimi  biliyordu. Taksinin önünde durduğu bina sahiden dökülüyor, asansör de  Allahlık. Ama odam geniş, en önemlisi çalışma masası ve bir de darda olsa balkonum var. Hatta Wi-fi de. Valentine annesi ve köpekleri Chucky ile birlikteyim. Böylelikle yaşantılarına ortak oluyorum. Ama otellerde bu sıcaklığı ve paylaşımı bulamıyorsunuz.  Yatıyorum, hava sıcak ve rutubetli, klima yok. Balkon kapısını açabilmek özel bir beceri istiyor.

Valentine sabah bana doldurttuğu form ve pasaportum ile beni polise kaydettiriyor. Benim bildiğim kadar böyle bürokrasi  bir zamanlar komünist döneminde olurdu. 

Varna çok yeşil, hele kentin doğu bölümünü kaplayan Balkanların en büyüğü Sea Garden (Primorski) Parkını gezmeniz en  az iki saatinizi alır, içinde gözlemevi, müzeler, kozmonot  Yuri Gagarin’in heykeli, lunapark ve daima karşı olduğum bence bir hayvan hapishanesi olan hayvanat bahçesi, yunus (işkence) parkı ve yine köle balıkları ile  akvaryum da bulunuyor.

Cher More (Karadeniz) medya merkezine davetliyim. Hem günlük gazetelerine,  hem televizyolarına haber yapmak için çekim yapıyorlar.

Varna, aslında kozmopolit bir yerleşim merkezi. Ortaçağ,  Rönesans, modern mimari ile sovyet dönemi o çirkin beton blokları yeşil örtü ile bütünleşmiş. 1977’de açılan üniversite botanik bahçesinin 360 dekar arazisi içinde  300 ağaç ve çalılık ile 500 çeşit bitki barındırıyor.

Varna’nın sembolü parıldayan bakır kubbesi ile şüphesiz “katedrali”. Son Çar II. Nikola’nın hediyesi olan katedral içinde 500 ikon barındırıyor. St. Petersburg’daki ünlü Peterhof Sarayı örnek alınmış.

Golden Sands (Zlatni Pyasatsi) olarak anılan plaj bölgesi Varna’nın 20 kilometre kuzeyinde yer alıyor. Varna’nın merkezinden 409 numaralı otobüsle 3 leva ödeyerek yarım saatte oraya gidebilirsiniz. Değer mi bilmem ? Bir defa sahili çok kalabalıktı, her yer insan ve her köşe birer dükkan, kum üzerinde rengarenk şemsiyeler açılmış. Deniz de dalgalı, Çok sayıda bar, kahve,  gece kulübü,  havuz,  lokanta ve gazino yan yana sıralanmış. Eyfel Kulesi’nin bir  kopyası ve seks dükkanları bile mevcut.

Bu yaklaşım ile bence “Balkanların İbizası” ünvanını alamaz.  Ben hemen kaçıp Varna’ya döndüm.

Varna’da ıhlamur ağaçları arasında yürüyorum. Eğer ben illaki müze gezmek isterim diye tutturursanız, iki adet roma hamamı, etnografya, tarih, arkeoloji ile  deniz müzeleri sizi bekliyor. Arkeoloji müzesindeki Varna altınının dünyanın en eski altını olduğu iddia ediliyor. Ayrıca opera binası ile tren garını da  görün derim.

Retro Müzesi  kentin Sovyet Komünist dönemini yansıtıyor, içinde Skoda, Volga, Chaika-Limuzin dahil elli adet araba sergileniyor. “Battle of Wars” müzesinde ise 1444 yılında II. Murat’ın Macar ve Polonya orduları ile karşı karşıya geldiği muharebe anlatılmış.

Varna, Roma, Bizans ile Osmanlı Dönemleri’ni yaşamış ve içine iyice sindirmiş. Amaçsızca yürüyorum bu arada kaybolmakta ayrı bir zevk. Yolda tezgah açmış  yaşlı hanımlar ayıklanmış taze ceviz ile incir satıyor.

Varna’nın 1,5 saat güneyindeki Nessebar 3 bin yıllık bir Yunan Kolonisi, Dünya Miras Listesine alınmış.   

Nazım Hikmet, Varna’yı çok sevmiş. “Hasret” adlı şiirini belki de şu anda gezindiğim parkta oturup kaleme aldı.

Yürek değil be, çarıkmış bu, manda gönünden,

teper ha babam teper

paralanmaz

teper yaşlı yolları

Bir vapur geçer Varna önünden,

uy Karadeniz’in gümüş telleri,

Kısa Kısa Varna

  • Komşumuz Bulgaristan Avrupa Birliği’ne 2007’de katıldı. Ama para birimi yine “Leva”.
  • Varna Bulgaristan’ın üçüncü büyük kenti. Sekiz adet üniversitesi olduğu için genç nüfus kente dinamizm kazandırıyor.  
  • Sık sık gazete satan kulübeler var. Demek ki,  okuyan bir toplulukla karşı karşıyayız.
  • Otobüs en önemli ulaşım aracı. Bileti otobüste dolaşan hanımlardan satın alıyorsunuz. Zaten onlar sizi buluyor.
  • Varna’nın sahilinde herkes denize giriyor. Genelde bir sayfiye havası var. Yazın nüfusu tatilcilerle  beş katına çıkıyor.  
  • Bu coğrafyada pizza ve kola çok tüketiliyor. Maalesef çok sağlıksız besleniyorlar. Sebze yemeğini zorlukla bir Yunan lokantasında bulabildim. Bulgar böreği ile soğuk çorbayı (tarator)  tadın.
  • Kahve sayısı çok fazla, garsonlar yavaş, genelde suratsız ve nemrut. Vallahi hatırlarım Komunizm döneminde bile hizmet sektörü daha iyi idi.. Bu yöreye ait şöyle bir söz varmış. “Bugünün işi yarın yapıla.”
  • Türk Gruplarının sık sık kullandığı merkezi konumdaki “Cher More” otelinin terasında muhakkak bir kahvaltı yapın. Kahvaltı saat 10’da kapanıyor. Manzarası harika.
  • Sokaktaki insanlar pek İngilizce bilmediği gibi yabancılara yardımcı olma konusunda çekingenler.
  • Limanda demirli Mr. Baba isimli gemi bir lokanta. Balık çorbası tavsiye ediliyor.
  • Bugün bir müze olan Muhrip Gemisi bizim ünlü Hamidiye zırhlısını batırdığı için övünüyor.
  • “Stone Forest” olarak adlandırılan ve bazıları altı metreyi bulan 300 taş sütunun bulunduğu sahaya  özel turlar var.
  • Bulgaristan doğumlu vatandaşlarımız, Bulgar vatandaşlığı için müracaat ediyorlar. Elbette artık  Bulgar pasaportunun Avrupa’da birçok avantajı var.
  • Varna Havalimanı kente oldukça  yakın. Ayrıca sempatik, içindeki duty free dükkanlar ve yemek bölümü sürekli faal.
  • Varna geceleri çok hareketli. Saat gece 02’de bile insanlar sokakta ve bazı mekanlar açık.
  • Varna ile başkent Sofya arası 470 kilometre