Bir Kedi Cenneti: Hydra Adası

Bir hafta sonu kaçamağı daha ! Genç gezgin Türkiye Gezginler Kulübü üyesi,  sanatçı Göksel Tan ile Cuma sabahı kendimizi Atina uçağında buluyoruz. Atina Havalimanından bir saat boyunca sarsan eski bir otobüsle Pire Limanına varıyoruz. Pire Limanı hiç sempatik değil, itici. Her yer kazılmış, tam bir karmaşa hakim. Akşam 17’de deniz otobüsüne biniyoruz. Ama bu araç ufak, kalabalık ve çok rahatsız. Poros’a uğrayıp iki buçuk  saat sonra  sonra Argos denizinde Saronik Körfezi’nde yarımay şeklindeki Hydra Adasına yanaşıyoruz. Mora Yarımadasının kuzeydoğu sahilindeki ada toplam 48 kilometrekare, nüfusu kışın 2 bin civarı iken yazın gelen misafirlerle 10 bine ulaşıyor. Özellikle Atinalılar hafta sonlarını bohem yaşantısı ve farklı mimarisi ile tanınan bu ağaçsız,  sakin  adada geçirmeyi seviyor. İkinci bir alternatif olarak Korint Boğazı ve Epidaurus yoluyla ulaşılan Metohi Limanından hareket eden feribotla 15 dakika içinde Hydra’ya varabilirsiniz. Elbette Atina’dan Metohi Limanı  karayolu ile yine 3 saat sürüyor.

Bir anda havanın temizliği ve sakinliği, oksijen bolluğu  sizi sarıyor ve sersemletiyor.  Çünkü bu adada belediyeye ait birkaç iş makinesi hariç motorlu taşıtlar yok. Tepelerle bütünleşmiş adada basamaklardan oluşan dar sokaklara araçların girmesi zaten mümkün değil. Eşya ve insan taşınmasında eşek ve katırlar kullanılıyor. Bu zavallı hayvanların sayısı 500’e ulaşmış. İnsan onların o yardım isteyen masum bakışlarını görünce doğrusu üzülüyor. Her yıl bu adada bir de “eşek festivali” organize ediliyormuş. Festivalin kapsamını bilemiyorum ama  onlar için en güzel festival bu  adada hür gezmeleri olur.

Buna mukabil kediler bu coğrafyada çok mutlu. Feribottan adaya boşaltılan çuvalları inceledim,  çoğu kedi maması.  Motorlu taşıt tehlikesi de olmadığından kediler sallana sallana  gezinip yollara sere serpe  uzanıyorlar. Zaten buraya gelen kedisever bir Alman Hanım “Insel Der Ketzen” (kedilerin Adası) başlığı ile bol kedi fotoğraflı özel bir kitap yayınlamış.

Göksel ile adanın ufak limanında dolaşıyoruz. Çok sayıda lüks yat ve motor sıralanmış. Denizde ışık oyunları sessizlikle tam bir uyum içinde. Burada adeta zaman durmuş. Su taksileri yolcuları deniz kıyısındaki diğer yerleşimlere ve plajlara taşıyor.

Coğrafi konumu nedeniyle Hydra özel bir önem taşıyor. Aslında burası “denizcilerin adası”. Zaten dünyanın ilk ticari deniz akademisi bu coğrafyada kurulmuş (1749). Amiral Miaoulis’un beyaz heykeli ana meydanda hemen dikkatinizi çekecektir. Bu zat Osmanlı donanmasına karşı kazandığı zaferlerle tanınıyor. Her sene Hydra’da üç günlük Miaoulia Festivali kutlanır. Bu anlamda yerel danslar, atletizm yarışmaları, fener alayları ve  tekne yarışları gerçekleşiyor.

130 parça savaş gemisine sahip  Hydra Arması  bir dönem Yunan deniz kuvvetlerinin (2/3)’ünü oluşturmuş. Sahilde dizilmiş toplar ve burçlar bunun bir işareti. Osmanlıya vergi yerine denizci ve gemi sağlarlarmış.

Hydra adası ileri görüşlü, ticarete yatkın ve politik halkı sayesinde zengin ayrıca, Akdeniz’de önemli bir askeri  güç olmuş. Rus-Türk savaşında Ruslar Hydra’dan destek ister ve adalalıları kendilerine katılmak için çok zorlar. Sonunda Hydra 5 gemisini Rus Donanmasına vermek zorunda kalır. Ama ardından da Osmanlıya “bizden  zorla aldılar” diye bir elçi yollayarak bildirir. Diğer taraftan komşu Spetses Adası Rus Donanmasına tam destek verir. Savaş sonrası Osmanlı Spetses adasında taş üstünde taş bırakmaz. Hydra’ya ise dokunmaz. İşte Hydra’nın “farkı”. Hatta bir ara Vatikan’a yaranmak için Katolik inancını kabul etmiş gibi görünürler.

Liman katedrali çok zengin. İçi altın ve gümüşle dolu. Ahizeleri muhteşem, adanın ticari ve politik başarısı buraya yansımış. Adanın müzesinde (Historic Archiv) kostümler, tablolar ve dönemin mobilyalarını bulacaksınız.

Halkı çok dindardır, bu ufak adada 6 manastır ve katedral dışında tam 360 kilise bulunmakta. Evet tam 360 kilise.

Ada yaşamında sanat ta önemli bir yer tutuyor. Zaten bir de sanat akademisine sahip. Yunanistan’ın ünlü ressamı Panayiotis Tetsis  Hydralı.  Yine Yunanlı Nobel ödüllü Yazar George  Seferis’de bu adadan.

Elbette her adanın denenesi özel tadları bulunur. Burada deniz kestanesi soslu mantarı ile, bademli hamur (kurabeye) denenmeli.

Hydra’nın patikalarında yürürsünüz, sakin plajlarında yüzüp sualtı dünyasını tanırsınız. Limanda popüler Isalas Kahvede ise etrafı ve denizi seyrederek soğuk kahveleri  frappeyi tadımlarsınız.

Kısa Kısa Hydra

  • Adada çatılarda o yan yana  çirkin güneş enerjisi panelleri ve bisiklette yasak.
  • Hydra’nın geçmişini en iyi şekilde koruduğu izleniyor.
  • Binaların dış cephelerini dokunamıyorsunuz, pencerelerin tamamı da ahşap.
  • İstanbul’da Galata semtinde ticarette başarılı 1500 kişilik bir Hydra kolonisine Osmanlı özel bir statü vermiş. Hatta kendi kiliselerini kurmuşlar.
  • Altmış adet Türk tur operatörü adaya davetli gelmiş. Halk ezeli düşmanlarımızı çağırdınız diye genç belediye başkanına epey bozulmuş. Ama ertesi gün Türk grubun adadaki alışverişinden çok mutlu olmuşlar. Başkana durmadan teşekkür etmişler.
  • Her yeni haberi ada halkının tamamı 40 dakika içinde duyarmış.
  • Belediye Başkanı Hydra doğumlu Dr. Georges E. Koukoudakis Londra’da uluslararası ilişkiler eğitimi almış. Askeri akademide ders verirken belediye başkanlığı teklif ediliyor ve 35 yaşında bu adanın en geç başkanı seçiliyor.
  • Ünlü Yazar Henry Miller (1941)The Colossus of Maroussi” adlı eserinde Hydra’dan bahseder.
  • Adayı dünyada ilk tanıtan ünlü İtalyan yıldız Sophia Loren. “Boy on a Dolphin” (1957) adlı filmi burada çekilmiş.
  • Bu ufak ada tam beş adet Yunan Başbakanı çıkartmış.
  • Jules Dassin ile Joan Collins de bu sevimli adaya gönül verenlerden. Ama esas ada ile bütünleşen isim genç yaşında, 1500 dolara teraslı bir ev satın alıp 10 yıl yaşamını Hydra’da sürdüren, şarkılarını besteleyen Kanadalı sanatçı Leonard Cohen. Artık aramızda olmayan bu unutulmaz sanatçının oğlu Adam Cohen ada ile ilişkisini sürdürüyormuş. Hatta hayran ve sevenleri bu ünlü sanatçının adaya heykelini dikmek için çabalıyor.

Adadan artık ayrılıyorum. Feribotun penceresinden küçülen adaya bakıp ona veda ediyorum.