Vaha’da Yapay Bir Dünya: Sharm El Sheikh

Önceleri bir bedevi balıkçı köyü olan Sharm El Sheikh Sina Yarımadasının en güneyinde yer alıyor.  1978 yılında İsrail işgali sona erince bir sualtı cenneti olan bu yöre devletin desteklediği büyük yatırımlarla kısa zamanda bir turizm merkezine dönüşmüş. Arap Yarımadası Afrika kıtasından ayrılırken iki plaka arası okyanus suları ile dolar, zenginliklerle dolu deniz, çöl ve dağlardan bir altın üçgen oluşur. Sekiz yüz metrelik mercan duvarı boyunca 38 dalış noktası bulunuyor. Ünlü Fransız Kaptan Cousteau, Kızıl Deniz boyunca iki denizin birbirine karışmadığını tespit etmiş.

Sharm El Sheikh kısa bir zaman diliminde çektiği ziyaretçi  sayısı ile Mısır’ın ünlü piramitlerin bir rakibi olmuş. Bildiğiniz üzere Hazreti Musa Musevileri Mısır Ordusundan kaçırırken asası ile Kızıldeniz’e dokunur ve ardından deniz ikiye bölünür. Onları takip etmekte olan Mısır askeri ise denizin kapanması ile boğulur. Ancak bu kez Sharm’a asa değil yabancı sermaye dokunmuş, desteklemiş. Sharm, Arapça’da liman, sakal veya hoş anlamına geliyor. Belki de aralarında en rağbet göreni “şeyhin güzel kadını” benzetmesi!  

Sharm El Sheikh’te birçoğu ünlü zincirlerin beş yıldızlı şubeleri olan 400’e yakın otel ve 150’ de tatil köyü bulunmakta. Gezginleri bu coğrafyaya esas çeken gökkuşağının tüm renkleri ile çok zengin su altı dünyası ile bir dalış cenneti olması.

Camgöbeği berrak bir su, rengârenk balık kümeleri, deniz tabanındaki sıcak su bacaları, yarışan farklı tonlardaki mavi ile yeşil kocaman mürekkep balıkları, barakudalar, akya sürüleri, Napolyon balıkları, farklı kuşlara ev sahipliği yapan Mangrov ağaçları, kum tepeleri, egzotik deniz bitkileri, göz kamaştıran mercan kayaları ve beyaz kumlu plajlara sahip bir Sharm El Sheikh karşımda!

Her sabah her biri 25 dalgıç barındıran 80 adet konforlu tekne Kızıldeniz’e heyecanla açılıyor. En popüler dalma noktası ünlü Ras Muhammed Milli Su Altı Parkı, diğerleri ise Ras Um Sid, The Temple, Anfora Beach,  Shark Bay, the Gardens, the Tower, Jackson Reef, Ras Nasmi.

Ras Muhammed dalış bölgesindeki kırmızı, pembe, sarı ve eflatun renkli yumuşak mercanlara dünyanın başka bir yerinde rastlanmıyor. Bu renk cümbüşü içinde kelebek balıkları, orfozlar, papağan balıkları, anemon ile palyaço balıkları, mavi benekli vatozlar, kaplumbağalar ve daha niceleri korkusuz dolaşıyor.

Akıntı olan yerlerde tekne dalgıçları takip eder, ama sakin ve kıyıya yakın noktalarda tekneler tonuza bağlı, sabit kalıp dalanları bekler.

Ayrıca bu yörede tilki, dağ keçisi, yılan ve kertenkeleye de rastlanıyor. Biraz daha kuzeydeki Nabo Bölgesi 600 kilometrelik alanda ve 134 çeşit bitki çeşidine sahip dağ ile vadilere sahiplik ediyor. Ayrıca Nabo Yöresinde de oldukça zengin mercan kayaları da bulunuyor. Teknelerle dalışa gidemeyenler alt tabanı cam kaplı teknelerle gezebiliyorlar. Gerçi bu yöntemi ben hiç benimseyemedim.

Kısa Kısa Sharm El Sheikh,

  • Yarımadanın en yüksek dağı 2650 metre ile Sina Dağı, yıl boyunca Sharm El Sheikh’te sıcaklık 21–25 santigrat derece arası. Su sıcaklığı ise 18–30 santigrat derece arası değişiyor.  
  • Geçim kaynakları olan Kızıldeniz’de su altı yaşamı korunmaya çalışılıyor. Mercan ve canlı yaşama dokunmak kesinlikle yasak. Ayrıca mercanları kırmak veya denizin dışına herhangi bir şey taşımak, balık avlamak, denizi kirletmek de suç ve cezaları çok ağır.
  • Kuzey Afrika’da savaşan İngiliz askerlerine Glasgow’dan yardım getiren Thistlegorm adlı askeri ikmal gemisi Sina Yarımadası açıklarında 1941 yılının Eylül ayında Alman uçakları tarafından batırılır. Bu talihsiz gemi ilk günkü gibi denizin 30 metre derinliğinde uslu uslu yatmakta ve su altı fotoğrafçıları için harika bir tema oluşturmaktadır. İç ambarlarında bulunan askeri motosiklet,  kamyon ve mühimmatı da fotoğraflamak mümkün.
  • Türkiye ile yıldızları barışmayan dönemin Devlet Başkanı Sisi’nin güler yüzlü fotoğrafına Sharm El Sheikh sokaklarında sık sık rastlamak mümkün!
  • Bu coğrafyanın Arap kadınları plajlarda gayet cüretkâr bikinilerle boy gösteriyor.
  • Sharm El Sheikh’in Soho Meydanı,  şık bitkiler, su dansı gösterisi, buz pateni ve buz barı ile ünlü.
  • Rüzgâr sörfü için en uygun körfez, mercan kayalıkları ile bilinen Hadabah!
  • Çöl Safarisine Quad veya ATV denen dört tekerlekli motosikletlerle gerçekleşiyor. Ziyaretçilerin çok da ilgisini topluyor. Çöl tozundan korunmak için gözlük ile yüzünüzü örtecek bir poşu bağlamanız gerekiyor. Zaten araca binerken oradaki gençler 25 Mısır poundu karşılığı hemen size bir poşu takıyorlar. Yolculuk hemen hemen bir saat sürüyor. Sonunda muhteşem dağların dibinde bedevi çadırında açık bir çay içiriyorlar. Hani “çölde çay” esprisi! Bence de bu tecrübe denenmeli. Korkmayın bu motosikleti kullanmak gayet basit. Zaten bir gaz,  bir de fren var. Zaman zaman tümseklerde yerinizden fırlıyorsunuz. Ama safarinin sonunda kirpikleriniz ve saçlarınız beyazlaşıyor. Yani denizin kumu vücudunuzu henüz terk etmeden çölün kumu ile tanışıyorsunuz! 
  • Sharm aslında beş merkezden oluşuyor. Naby, Ras Nusrani, Umm Sid, Sharm El Meya ve Naomi Bay.  Ama Türklerin en fazla rağbet ettiği yöre Naomi Bay. Çift şeritli,  iki yanına dev palmiye ağaçları dikilmiş bakımlı yolları bu merkezleri bir birine bağlıyor.
  • Sharm El Sheikh aynı zamanda “Barış Şehri” olarak da anılıyor. Çünkü bir dizi barış görüşmelerine ev sahipliği yapmış. Örneğin İsrail – Gazze sınır sorunları, Arap ve İsrail savaşları gibi.
  • Sharm’da toplu taşıma araçları yok. Bol sayıda taksi ve otellerin servis minibüsleri sizi istediğiniz yere oldukça ucuza taşıyor.
  • Eski çarşının iç bedestende her türlü takı, papirüs, saat, heykel, eşarp, kumaş ve mıknatıs ile çeşit çeşit biblolar bulacaksınız. Burası Mısır Çarşısı ile Kapalı Çarşının karışımı gibi.  Ama bu coğrafyada ciddi bir pazarlığa oturmak şart.  İnanın bu pazarlık işi beni artık bu yaşta yoruyor.
  • Evet, Sharm’da her şey büyük boyutlarda, gösterişli, aslında kopya kültür adına çok para harcanmış, Hollywood, Sea World, Kahire Müzesi, üç boyutlu sinema, dev dikilitaşlar, eğlence parkları… Ama bence sonuç başarılı değil. Zaman zaman çarpık yapılaşmada dikkati çekiyor. Keşke, farklı kültürleri kopya edeceklerine ve yöreye özel ilginç mekânlar hazırlasalardı.
  • Halkı çok rahat, acele yok, zaten aşırı sıcak zaten yoruyor. Halkı güneş batınca dışarı fırlıyorlar. Televizyonlardan gelen yüksek sesli Arapça şarkılar sonunda insanı bıktırıyor.
  • Ayrıca bu yöredeki çok sayıdaki gazinolara kumar oynamak için gelenlerin sayısı da hiç de  az değil.
  • Biraz etrafı tanıyınca bu coğrafyada ucuza yaşamak mümkün. Mühim olan yerel halkın alışveriş ettiği veya yemek yediği yerleri keşfetmek.
  • Bu bölgede genellikle dolar geçiyor. Çoğu zaman dolar ile ödeyince üstüne dolar olarak getiriyorlar. 

Mısırlı şair Ahmed Zeki Ebu Sadi’nin “Yazsonu” adlı şiiri ile Sharm El Sheikh bölümünü sonlandırmak istiyorum.

Alay ediniz bakalım, kumlar alay ediniz.

Yaşamın tatlı gürütüsüyle

İşte

Biten dönemi düşün

Başladı başka bir dönem

İşte

Gözyaşlarının denizi

Zamanın hıçkırıkla kalın yazısı

Durmadan çatlayan

Yeniden başlayan bayağılığın

Zamanın kırılası elleriyle yoğurduğu

Bütün güzellikler geçicidir elbette

Durmadan başlar ölüm söylevine

Ağlar sıcak gözyaşlarını

Alay ediniz kumlar

Bu şaşkınlığımla

İşte

Oldum ben tutsağı güzelliğin

Kör bilgeliğin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir