Somali

Somali, çaresiz masum bakışların yaşandığı, çocuğuna ancak kapakla su içiren annelerin bulunduğu bu coğrafyada sevda, sevgi ve üzüntü bir farklı yaşanır. Somali, aslında açlık, korsanlar, adam kaçırmaları, şiddet ile kabileler arası çatışmalarla dünya bir arada Somalili çocukların yanında eğilip korku içinde iğreti poz veren  komik duruma düşen Ajda Pekkan, Nihat Doğan ve Sertap Erener ve benzerleri ile Türkiye gündemine girdi!

            Bu coğrafya Antik Dönem’de Mısırlıların “Punt Ülkesi” olarak anılmış. Daha sonra ise Habeş Aksum Krallığı’na bağlanmış. Ünlü gezgin Ibn Battuta XIV. yüzyılda Mogadişu’ya gelmiş ve kitabında “Dikkati Çeken Bir Berberi Şehri” şeklinde bir yorumda bulunmuş. Yemen’den gelen Benadiler ve Bahtular bu coğrafyanın önemli kabileleri oluşturuyor.

            İtalya ve İngiliz Somali arazilerinin birleşmesi ile 1960 yılında ülke bağımsız oldu. 1969 – 1991 yılları arası Siad Barre’nin Sovyetlere yakın dikta rejimi ile beraber iç savaş başladı. Bu arada komşu Etiyopya ile de savaşa gidildi. Önce Rusların yardımı ile Addis Ababa’ya kadar ilerleyen Somali Birlikleri Rusya’nın Somali yönetiminden desteği çekmesi ile zor duruma düştü. Kabileler arası savaş şiddetlendi ve bu arada bu toplumda İslamî hareket güçlendi.

            Son 30 yıl içinde Etiyopya ve Kenya’ya 5,5 milyon Somalili sığındı. Kenya sınırındaki Dadaaab Kampın’da 400 bin mülteci sığındı. Her gün 2 bin kişinin daha Kenya’ya sığındığı söyleniyordu. Mogadişu civarındaki Hayat ve Hawlado Çadır Kentleri’nde hep umutsuz bir bekleyiş vardı.

Somali'de Çocuklar
Somali’de Çocuklar

            THY uçağı ile 6,5 saatlik bir uçuş sonrası sahilde kurulmuş olan Mogadişu Havaalanı’na iniyoruz. Vizenize rağmen eğer size havalimanında birisi kefil olmazsa Somali’ye giremiyorsunuz. Benimle birlikte ağırlıklı olarak yurt dışında yaşayan 60’a yakın Somalili ana vatanına giriş yapıyor. Havalimanının girişine yerleştirilen beton blok forklift ile kaldırılınca ancak ancak havalimanından içeri giriyor veya dışarı çıkabiliyorsunuz. Yollar çukurlu, tüm binalar delik deşik, arada bir silah sesleri duyuluyor. Kentin farklı semtlerinde rengârenk çadır kümeleri dikkati çekiyor. Burada güvenliği Afrika Birliği Askerleri sağlıyordu. Bilhassa da Uganda askerleri vardı. Bunların 1000 Amerikan Doları’nı bulan maaşını Birleşmiş Milletler ödüyormuş.

            Başkentin o yıllarda komşu ülkeler dışında tek olan Türk Elçiliği’ne yerleşiyorum. Sıkıntılı bir konudmaydı. Yakında 60 dönüm arazi üstüne dünyanın en geniş alana sahip Türk büyükelçiliği Mogadişu’da inşa edildi. Hatırlarsınız, Devlet Başkanımız Tayyip Bey’in özel çabaları ile Türkiye kısa zamanda Somali’ye yardım için 200 milyon dolar toplamıştı. O dönemdeki Büyükelçimiz Kani Torun aslında bir tıp doktoru idi. İngiltere’de muhtaçlara ulaşmak adına başarılı çalışmalara imza atmış. Belki de Türk hariciyesinde bir tıp doktorunun büyükelçi olarak atanması bir ilkti. Kani Bey tecrübesi ile Somali halkı ile bütünleşmişti!  

THY’nda çalışan üç sevimli kızımızla iftar yemeği dağıtmaya gidiyoruz. Onlar da beraberlerinde yardım getirmişler. Selin, Aysun ve Melek. Dağıtımı akılcıl yapabilmek için güzel bir sistem düşünülmüş. 1-2 metrekare alanda kurulmuş uydurma çadırlarda yaşayan mülteci ailelere önce birer kart dağıtılıyor. Ailenin bir ferdi saat 16.00’dan sonra bu kartla birlikte dağıtım merkezine elinde bir plastik kap veya naylon torba ile geliyor. Genellikle Somaliler’in alıştıkları yemeği tercih ediyor. Her gün kesilen 5 kurbanın eti ile pişen bulgur dev kazanlarla dağıtılıyor. Elindeki kararmış kırmızı kabı bana uzatan yaşlı bir teyzeye “bol bulgur” veriyorum. Gitmiyor. Söylediklerini anlamıyorum. Yanımdakiler “et” istiyor diyor. Kazanı iyice karıştırıp bol kemikli, az etli bir parçayı zorlukla bulup kaba bırakıyorum, kadın teşekkür ediyor, arkamı dönüp ağlıyorum. Bu olayı hep konferanslarda anlattım.

Somali'de Bulgur Dağıtırken
Somali’de Bulgur Dağıtırken

            Seyiduka Kampı’nı “Kimse Yok Mu?” Derneği sahiplenmiş. Tertemiz klinikte Somalili doktorların dışında belli dönemlerde buraya gönüllü gelen Türk doktorları hizmet veriyor. Bir yaşlı amcanın tansiyonunu ölçmek için 3 doktor ve 2 hemşire 15 dakika uğraşmış. Herhalde tansiyon ölçmenin “günah” olacağını düşünmüş olmalı!

            Halk Eğitim Merkezi’nde meslek edindirmek için halı, dikiş, makarna hazırlama kursları açılıyor. Her öğün sıcak yemek dağıtılıyor. Terzilik kursunu bitiren hanımlara bol kumaş vermişler,  “Artık hayatınızı kazanın.” demişler. Hanımlar elbiseleri dikip pazarda satmışlar. Ancak kazandıkları parayı bir iki gün içinde bitirip tekrar kumaş istemişler.

            Birileri kasti olarak Somalilere “Balık yemek haramdır.” demiş. O yüzden önemli bir protein kaynağı olan balığı tutmuyorlar, yemiyorlar. Yabancı balıkçılar uzun ve bakir sahillerindeki balıklarını tutup, ayrıca sahillerini kirletiyorlar.

Somali Sağlık ve Meslek Eğitim Merkezi
Somali Sağlık ve Meslek Eğitim Merkezi

            Kızların Yetimhanesi’nde tüm kızlar kırmızı elbiseleri içinde çok “şirinler”. Onlara ayakkabı, giysi, şeker ile kalem dağıtıyoruz. Gayet saygılılar. Dağıtılanları aralarında ihtiyaca göre paylaşıyorlar. Bazılarını geri veriyorlar.  Burada 170 yatılı, 30 da gündüzlü yetim kız barınıyordu.

Kısa Kısa Somali:

  • Bu coğrafyada alkol tamamen yasak. Baharatlı çay ile kahveyi, mango ile guava suyunu seviyorlar. Maalesef gatın Yemen gibi burada da müşterisi çok. Uçakla günlük gat ihtiyacı Yemen’den getiriyorlarmış. Biliyorsunuz “gat” bir çeşit uyuşturucu. Taze kesilmiş yapraklar ağza alınıp uzun süre özsuyu emiliyor. Bu fakir coğrafyada günde 150000 dolarlık gat satıldığı söyleniyor, üzüldüm.  
  • Yemek kültürlerinde et önemli bir yer tutuyor. Keçi, inek, deve ve koyun eti. Zaten Somali’nin bir numaralı geçim kaynağı “hayvancılık”. Ancak susuzluktan zaman zaman hayvanlar “telef” olmakta.
  • İzinsiz fotoğraf çekmek bilhassa da hanımları resmetmek çok riskli!
  • Yabancıları dikkatle süzebilirler. Bu aslıda kötü bir niyet göstermez. Sadece meraktandır!
  • “Kabileler Arası Ayrımcılık ” bu coğrafyanın geri kalmasının en önemli nedenlerinden biri. Örneğin hastanenin kapısındaki polis sadece kendi kabilesinin elemanlarının doktora görünmesine izin verebilir. Diğer bir kabilenin üyesi ölüyor olsa kabul etmeyebilirmiş!
  • Somali’de sol el kirli kabul edilir. Sol elle yemek yiyenlere iyi gözle bakılmaz. (Acaba solaklar ne yapıyor?)
  • Bin beş yüze yakın Somalili öğrenci şu anda Türkiye’de eğitim alıyorlar. Bunlar ülkelerine dönünce Somali’nin gelişimine ve geleceğine önemli katkısı olacağı kesin. Somali’de okuma yazma oranı sadece %50 idi.
  • Bu coğrafyadaki erkeklerin %80’ini silahlı. Mogadişu’nun en ünlü pazarı Bakara’da 30 Amerikan dolarına otomatik tüfek satılıyormuş!
  • Somali’de “Şişmanlık” sorunu yok. İnsanların tamamı zayıf ve ayrıca ırk olarak da çok güzeller. Elbette fazla besin alamıyorlar, ayrıca çok da yürüyorlar.
  • Yemek pişirmek için hazırlanan “odun kömürü” Somali’de yeşil örtünün yok olması adına önemli bir “tehlike!” Komşu ülkelere de odun kömürü satıyorlar. Yasadışı örgütlerin önemli bir parasal kaynağı bu sektörden geliyormuş.
  • Somali nüfusunun tamamı Müslüman ve kırsal bölgede şeriat kuralları geçerli imiş. Hatta Kur’an kursu dışında her türlü eğitime karşı olan örgütler var. Bu örgütlerin en güçlüsü El Şahab’ın El Kaide ile birlikte hareket ettiği söyleniyordu.
  • Bu topraklarda zengin yer altı kaynakları bulunuyor. Bir zamanlar uranyum, petrol ve boksit üretiliyormuş.
  • Birleşik Krallık’ta 200 bin, İskandinav ülkelerinde ise 100 bin Somalili yaşıyormuş. ABD’de de önemli bir Somali azınlığı var. Aslında bu kişilerin de ülkelerine sahip çıkmaları gerekiyor!
  • Ülkenin kuzeyinde Somaliland eyaletinin başkenti Hargega sakin bir kent. Bu yöre bağımsızlığını ilan ettiyse de uluslararası bir kabul görmedi. Başkenti Garowe olan Puntland yöresi de Abdullah Yusuf başkanlığında bağımsızlık istiyor. Kısmayo ise güneyde önemli bir liman şehri!
  • Somalili hanımlar renkli kıyafetleri tercih ediyor. Burada da hanımların altına özel bir tutkusu var. Bilhassa kırmızı renk dikkati çekiyor. Erkeklerin geleneksel kıyafeti olan pantolonlu eteklere “Ma’vis” deniliyor. Hatta saç ve sakalına kına sürmüş yaşlılara da rastlarsınız. Söylentilere göre 4 hanımı tamamlayan erkekler ancak bu özelliğe  hak kazanıyormuş.
  • Somali Afrika’da en uzun sahile sahip ülke (3500 kilometre) ve çok zengin bir deniz biyolojisi barındırıyor. Ancak sahillere, yabancı gemilerce terk edilen çöp ve tehlikeli atıklar ile korsan balıkçılar burada da ekosistemi bozuyor.
  • Etiyopya’da doğan Şebeli ile Juba Nehirleri Somali’de denize dökülüyor. Bu iki nehir arasındaki arazide tarım yapılıyor. Ancak son 20 yıldır yaşanan kuraklık bu coğrafyada tarıma çok zarar verdi.
  • Somali kökenli ünlüleri de sayalım. Rap sanatçısı K’naan, feminist akımın önderi ve 2003 yılında Hollanda’da milletvekili seçilen Ayaan Hirsi Ali, Manchester United’da oynayan ünlü futbolcu Abdisalam Abduldakir Ibrahim ve ABD’de yaşayan manken Fatima Siad.
  • Somalili Korsanlar tüm dünya denizcilerini uzun bir süre korkuttu. Sadece 2011 yılının ilk üç ayında 117 gemiye saldırı düzenlediler ve 28 gemi ile 600 denizci tutsak edildi.
  • Mogadişu Havaalanı’nı 1940 yılında İtalyanlar inşa etmiş. 2007 yılında havaalanına ilk devlet başkanları Aden Abdullah Osman Daar’ın adı verilmiş. Sahilde yer alan havaalanının tek pistinin uzunluğu 3 bin 18 metre. Tika pistin etrafına tel örgü çekmiş. Biliyorsunuz Başbakanımızın uçağı köpek sürüsü yüzünden bu alana inerken tehlike geçirmişti!
  • Türkiye’nin Somali’deki etkisi her yerde kendini gösteriyor. Havaalanında beton bloklar üzerinde Türk ve Somali bayrakları çizilmiş. Kızılay bu coğrafyada çok etkin idi. “Kimse Yok Mu? Derneği” her gün sıcak yemek dağıtıyordu. Terk edilmiş eski bir Rus Üniversitesi, lise olarak onarılıyordu. İstanbul Belediyesi 77 adet iş makinesi ile başkentin yollarını onarmaya çalıştı. Fırınları Türkler kurdu. 400 yataklı âtıl hastaneyi yine Türkler çalışır vaziyete getirdi. Parlamento Binası da onarılıyordu!
  • Somali’de Berberce’ye yakın yerel Somali lisanı dışında Arapça, İngilizce ve İtalyanca geçerli.
  • Türkiye ile Somali arasında saat farkı yok.
  • Mogadişu’da eski ekonomi bakanının sahibi olduğu bir motel var. Adı “Mamas” olmalı. THY personeli burada konakluyor,  memnunlar. Somali’de batı standartlarında bir otel bulmak oldukça zor. Bu tesisin özellikle yöresel yemeklerin çok lezzetli olduğu söyleniliyor.
  • Mogadişu’da sokaklar 3. ve 4. kilometre olarak anılıyor!
  • Bazen bu coğrafyada ilginç olaylar yaşanıyor. Rus üniversitesinin bir duvarına patlamamış bir tank mermisi saplanmış. Çıkartmak elbette çok tehlikeli. Askerler bile çekiniyor. Türkiye’den uzman çağırmayı düşünüyorlar. Bir işçi kendi başına uğraşıp mermiyi çıkartmış. Ödülü ise 200 Amerikan doları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir