Samos

Samos Türkiye’ye O Kadar Yakın ki !

Samos 3 bin yıllık maziye sahip. Mitoloji de ise tanrıça Hera’nın doğum yeri olarak biliniyor.

Türkiye’nin Dilek Yarımadasının hemen karşısında. 15 Ekim 1912’de İtalya ile imzalamak zorunda kaldığımız Birinci Lozan Anlaşması ile Samos, ülkemizden ayrılan 12 ada arasında. Ayrıca Yunanistan’ın en büyük sekizinci adası. Bir zamanlar bu topraklarda “susam” yetiştirilirmiş.

Ama en çok Pisagor (MÖ 570 – 495) ile övünüyor. Çünkü ünlü matematikçi bu coğrafyada doğmuş. Zalim Poliktaris’e karşı çıkmış ve ardından tutuklanmış şimdi Pisagor olarak anılan mağara ve  yakınındaki şapele sığınmış. Pisagor dışında Felsefe dalında ünlü düşünür Epicurus da Samos doğumlu. Geometri bilginizi biraz zorlayın. Bu ifade size neyi hatırlatıyor? “Bir dik üçgende hipotenüsün karesi diğer iki dik kenarın karelerinin toplamına eşittir.”

Samos,  ada boyunca uzanan üzüm bağları, virajlı yolları, plajları, yüksek dağları, dağ yamaçlarına kurulu şirin köyleri, çoğu yıkık kaleleri, zeytin ve çam ağaçları, manastırları, şarap ile arkeoloji müzeleri, sevimli taş kiliseleri, bol çiçekli balkonları, yollarda sere serpe yatan kedileri, mini beyaz çiçekli daracık sokakları ile öne çıkıyor.

Ama özellikle başkent Samos (Vathy) ile en çok ziyaretçi çeken kasabası Pythagoras (eski adı ile Tigani) maalesef betonlaşmadan nasibini almış.

Ne de olsa karşılarında çok “güzel” bir örnek var. “Kuşadası”,  dağ taş bina olup, bir çoğu da maalesef boş duran bir beton denizi.

Herkes lokantalarda uzun sürecek bir zevk yemeğin heyecanı içinde iken, ben sahilde bir banka oturup çevremi inceliyorum.

Bir balıkçı ağını temizliyor, kediler ise beklemede, fırsatını yakalayınca yaşama ümidi ile sıçramakta olan zavallı bir balığı kapıp kaçıyorlar. Yaşlı beyaz sakallı balıkçı etrafına huzurlu bakışlar fırlatıyor. Adada herşey sakin,  zaman durmuş. Aceleye hiç gerek yok. Deniz mavisi tişörtlü adamın göz bebekleri bir kurbağa gibi kabarık, göz kapakları ise çıkık. Birden yüzüne ak bulutun gölgesi düştü, güneş ışınları sahildeki evlerin camlarından yansıyıp yaşlı balıkçının tişörtünü aydınlatıyor.

Yunan ordusunun acemi eri Samos Adasında birlikte görev yaptığı levazım çavuşuna dert yanıyormuş.

-Çavuşum yemin ederim ki, öğle yemeğinde verilen et yemeğenin içinde bir gram bile et yoktu.

–  Sen hiç asker bisküvisi yedin mi ?

– Elbette yedim çavuşum.

– İçinden asker çıktı mı ?

Kısa Kısa Samos

  • lokantasının cennet gibi bahçesi ve yemekleri tavsiye edilmiş ama mekanı bulmakta zorlanmışlar. Elbette ben böyle uzun süreli keyif tıkınmalarından hep uzak dururum. Peynir ile meyve bilhassa muz alıp odama çekilip sizler için bu coğrafyadaki intibalarımı kağıda dökerim.
  • duvar resimleri, tablolar ve ahşap ikonaları ile ziyaretçileri çekiyor.
  • yine dağ yamacına kurulmuş sevimli bir köy.
  • bir nehir yatağına kurulmuş. Ufacık kiliseleri, lokantaları, barları ve renkli sokakları ile çok sayıda ada ziyaretçinin uğrak yeri.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir