Phuket

Gülüşler Beldesi Tayland’ın Turizm Efsanesi Phuket

Gönlümü çekse de yarin hayali

Aşmaya kudretim yetmez cibali

Yolcuyum bir kuru yaprak misali

Rüzgarın önüne katılmışım ben

(Han Duvarları)

Andamar Denizinin içine uzanan körfezde kurulan Phuket’e 20 yıl önce Gezginler Kulübü üyeleri ile  şöyle bir uğramıştım. Ama doğrusu bu ziyaret fazla iz bırakmamış. Zaten o yıllarda her şehirde sadece iki gece kalınırdı. Mühim olan ayak basmaktı. Birden bire Phuket popüler oldu. THY her gün doğruca bu adaya uçuyor. Katar Havayolları Doha aktarmalı gidiş – dönüş 450 dolar gibi bir fiyat yakaladık.

Üyemiz Göksel Tan’ın önerisi ile aylar önceden ucuz biletimizi aldık. Katar Havayollarında ikram ve servis sahiden güzel. Ama uçakları çok dolu, koltukları rahatsız,  ağlayan bebekler, kusanlar, yerlere fırlatılmış yemekler ! İşte ucuz olunca da  buna katlanacaksınız !

Phuket Havalimanına uçaklar sabah erken saatte iniyor. Bavulumu kapıp dışarı fırlıyorum. Phuket – Town’a giden bir otobüs buluyorum, uykusuzum. Yarı uyanık etrafa bakıyorum. Kırmızı havaalanı otobüsünün 20 kadar yolcusu var. Karşımdaki kız iri siyah gözleri ile arada bir  bana bakıyor, kirpikleri simli rimelle boyanmış. Film yıldızı edası ile çevresine yaramaz bakışlar fırlatıyor. Sıcakta bir yandan sersemletiyor, başım arada bir  önüme düşüyor.

Phuket’in ilk adı Tamil dilinde “Kristal Dağ” anlamına gelen “Manikram”,   Phuket ise Malay dilinde dağ anlamına gelen “bukil” ile Tay dilinde yine dağ demek olan “Phu” ve mücevher anlamlı “ket” kelimelerinden oluşmuş. Yani her dilde Phuket’e “dağ” anlamı yüklenmiş.

İlk yıllarda balıkçılık ve kalay madenciliği ile geçinen Phuket hızla uzakdoğunun bir numaralı turist merkezi olmayı başarmış.

Phuket’i ormanlar ile örtülü tepeleri, etrafındaki cennet adaları, mavinin ve yeşilin her tonunu barındıran denizi, sivri yükselen kayaları, palmiyeleri ile güneş batımında kızıl zeminli bir tuval üzerinde eşsiz renkli figürlerle dolu bir tablo gibi  uzun uzun seyrediyorum.

Phuket’te her köşesinde seyyar standlarda turlar pazarlanır ve ziyaretçilerin çoğu da bunlara katılır.

Bu turların bir tanesi Phi Phi ve Khai Adaları ile  Maya Körfezi’ni kapsar.

Phi Phi Ley Adası’na sadece ufak teknelerin yanaşmasına izin veriliyordu. Ama 2019 yılında fazla ziyaretçi sayısı yüzünden tamamen yasaklanmış. Ada artık lağım kokar olmuş. Denizde de küme küme plastikler yüzüyor.   Bu koy Alex Gorland’ın romanından hareketle Danny Boyle’nin çektiği Leonardo Di Caprio’nun baş rolünü oynadığı “Kumsal” adlı filmle ünlendi.

Ayrıca Phi Phi Don Adası’ndaki maymunlar sahilinde de mola veriliyor. Maymunların bazıları çekingen, bazılar cüretkar, kimisi ise saldırgan. Khai Adası’nda ise yüzülüyor. Mangro ağaçları tuzlu suda yaşayabilen tek ağaç türü.

Viking Mağarasının olduğu sahil açık deniz korsanlarının konaklama yeri imiş. Şu anda kayalıklara binlerce güvercin yuva yapmış.  Ancak kuş yuvası çorbası için maalesef martıların yumurtaları toplanıyor.

Gelelim “James Bond” olarak anılan Khao Ping Kan Adası turuna. Hong veya Talu adasında Kano ile veya yaya olarak yarasa dolu bir mağaraya giriliyor. Yüz metre çaplı gölün yanlarından göğe yükselen çivi gibi dimdik kayalar sahiden etkileyici. Vietnam’daki Halong Körfezi’ni andırıyor.

Müslüman Panyee Köyü 320 metreye 80 metre alana kazıklar üzerinde kurulmuş. Kıyısı yok ve köy daha fazla da genişleyemiyor. XVIII yüzyılda Java’dan buraya gelen iki Müslüman balıkçı köyü sakinleri Siyam kralına arazi vergisi ödememek için inadına kazıklar üzerine yüzen bir köy kurmuşlar. Hatta onlar “Deniz Çingeneleri” olarak adlandırılıyor. Pazarları, okulları, çarşıları, futbol sahaları ve camileri mevcut.

1974 yılında Roger Moore’nin başrolünü oynadığı “Altın Tabancalı Adam” ve ardından “Yarın Asla Olmaz” James Bond filmlerinin çekildiği ada doğrusu bu filmler sayesinde iyi reklam yapmış. Bu turda da Lawa ve Naka Adası’nda birer yüzme molası veriliyor.

Bir de fıkra: Phuket Elektrik İdaresi şikayet masasında çalışmak üzere eleman aramaktadır. Çok müracaat olur fakat sonuçta aralarından sağır olan seçilir.

Kısa Kısa Phuket

  • Bu bölgede halkın hemen hemen tamamı İngilizce konuşamıyor. Oysaki okullarda İngilizce öğretiliyor.  Maalesef yavaş hareket edip anlatılanı da öyle kolayca kavramıyorlar.
  • Çoğu zamanda size yanlış yönlendiriyorlar. Belki de bu  bir eğitim sorunu,  çözemedim.
  • Mavi ceketli numaralı dolmuş motorlar hem hızlı,  hem ucuz ama tehlikeli. Çok kaza oluyormuş artık kararı verecek sizsiniz. Fakat hepsi kask takıyor.
  • Özellikle teras lokantalarını öneririm. Hem tenha oluyor, hem de manzaralı.
  • Phuket denizin her türlü imkanından istifade ediyor. Balık ve deniz ürünleri ülkemizle kıyaslanırsa çok ucuz. Vatos derisinden bile, çanta, kemer ve cüzdan hazırlıyorlar.
  • Bölgenin tanınmış lezzetleri arasında pad thai (kızarmış erişte),  kaho pad (kızarmış pirinç) ve Som tam (papaya salatası) ilk akla gelenler !
  • Phuket’te Çin kökenli nüfus fazla. Hatta bazıları çok zengin ama varlıklıklı çinliler öyle lüks araba ve şoförle gezinmiyor. Hep halkın içindeler.
  • Bence fırsat bulunca Phuket Town’a sadece 13 kilometre uzaktaki “Cape Panwe’ye” doğru uzanın. Karşısında Kohlan Adası bulunan güzel manzaralı bir körfez burası. Şık kahvelerinden birinde bol kremalı yeşil bir çay için emi !
  • Kırkbeş metre yüksekliğindeki Büyük Buda Heykeli adanın güneyindeki Nagazend Dağı zirvesinde. Ayrıca adada 29 budist tapınağı var. En ünlü ve en büyüğü Wat Chalang (Yapılışı,  1837)
  • Tüm Tayland ve Phukette trafik soldan,  aman dikkat !
  • Eğer bankalarda para bozdurursanız muamelesi çok uzun. Pasaportunuzun fotokopisi alınıyor. Otelinizin adı soruluyor. En az 15 dakika öyle bekliyorsunuz.
  • Sumatra Adasındaki 2004 yılı depremi Phuket’te 22 bin  yabancı bir o kadar da yerli halkın ölümüne neden oldu. Tsunami nedeni ile deniz 300 metre geri çekildi. Plajdakiler önce şaşırdı. Açığa çıkan deniz canlılarını incelerken birinci dalga geldi. Birinci dalga çekilince yerli halk oradakilere yardıma koştuğunda ikinci dalga geldi. Sonuç:  Binlerce ölü.  Her yerde Tsunami Anıtlarına rastlanıyor.
  • Balıkçıların kullandığı uzun kuyruklu ahşap teknelere “Rua Hano Hang” deniliyor. Bu teknelerden turizmde de istifade ediliyor.
  • Phuket’in o inanılmaz kalabalık ve gürültüsünden uzaklaşmak aslında çok kolay. Çok uzak olmayan Ao Yon, Mai Khao ve daha nice sessiz koylar size bekliyor.
  • Phuket-town’da somon pembesi, limon sarısı koloni dönemini andıran binalar göreceksiniz. Bunlar Sino Portekiz mimarisinin eserleri. Bugün kahve, lokanta, otel ve sanat galerisi olarak hizmet veriyor.
  • İçinde hayvan istismarı olan gösterilere ben katılmıyorum. Biliyor musunuz, acaba fil niye sahibine niye itaat ediyor. Yavru fili bir çukura atıyorlar, dövüyorlar, haftalarca hayvan can çekişiyor. Yaşayacak kadar besliyorlar.  Sonunda sahibi olacak vicdansız onu oradan kurtarıyor, yemek veriyor ve yavru filin kahramanı oluyor. Filiz’e Tayland’da sormuşlar adının anlamı ne diye “we are all elephants”
  • Muson zamanı Phuket’e gelirseniz tenha ve ucuz bulacaksınız ama sık sık kopan fırtınalar gezi programınızı etkileyecektir.
  • Phuket-Town ile Patong arasında bir dağ var. İki yerleşim arasında çok yoğun bir trafik akıyor, virajlı ve dik bir yol, çok sayıda kaza can ve mal kaybına yol açıyormuş. Hep sordum, niye oraya bir tünel açılmıyor ki ? Meğer üç proje hazırlanmış fakat arazinin kamulaştırılması yerel yönetimlerce sorun olmuş.
  • Her yer birer yemek salonu, mutfak, berber sayısı da fazla.
  • Her sokakta ama her köşede 24 saat açık 7/24 dükkanları var.
  • Patong Plajı adanın en hareketli noktası, plaj kalabalık, deniz dalgalı ama  adanın Thaweewong Caddesi boyunca sıra sıra tur acenteleri, masaj salonları, 24 saatte takım elbise diken maharetli terziler, tropik meyveler, hasır şapkalar, yelpazeler, kol saatleri, tay müzik aletleri, takılar, filden anahtarlıklar, eşarplar ve kısaca her türlü hediyelik eşya satan dükkanlar ile dövmeciler dikkati çekiyor. Bangla Caddesinin sonunda Jing Ceylan AVM size serinlemek ve  modern bir ortamda dolaşma imkanı sağlıyor.
  • Adanın Kuzeyinde bulunan  havalimanından Phuket – Town veya karşısındaki Patong’a taksi ile gideyim derseniz fiyatı hep aynı 800 baht.  Patong Andamar Denizine bakıyor, Phuket Town ise diğer sahilde.
  • Patang’ın 25 yıldır devam eden ünlü “Simon Show” günde üç gösteri yapıyor.  Giriş ücreti de pek  öyle ucuz değil. Ona rağmen kalabalık kadro, kızları, gayleri, transeksüelleri ile gösteri öncesi ve sonrası kapıda dizilip seyircilerle ücret karşılığı fotoğraf çektirmek için didişiyorlar. İstedikleri de sadece 100 – 200 baht.  Hiç hoş bir manzara değil. Sanatçı bu duruma düşmemeli. Gösteri başarılı bir dekor eşliğinde şarkılar ve dans gösterileri şeklinde bir saat 15 dakika sürüyor.
  • Phuket’te nüfusun % 30’u Müslüman. Zaman zaman Müslüman mahallelerinde ezan sesi ile uyanıyorsunuz.
  • 2019 yılında açılan ve kral ailesinin sahibi sahip olduğu söylenen Grand AVM’nin içinde “after you” adlı kahveden çaylı dondurmalı tatlıyı bir deneyin. Burada hep kuyruk var.
  • Börülceye benzeyen morning glory (sabah zaferi) adlı sebze yemeğini tadın derim.
  • Her sene 28 Eylül – 7 Ekim arası Vejeteryen Bayramı kutlanır. Herkes beyaz giyer papazlar eşliğinde birlikte meditasyon yapılır. Ateşte yürüler, kutsal direk dikilir.
  • 2019 yılında havalimanındaki bir görevlinin Çinli bir turisti dövmesi ve ardından Çinli gezginleri taşıyan bir teknenin tur sırasında batması Phuket’e Çin’den gelen ziyaretçi sayısını iyice azaltmış.
  • Phuket’in sokaklarında en fazla beyaz saçlı Avrupalı dedelere rastlıyorsunuz. Oraya niçin geldiklerini herhalde biliyorsunuz !
  • Bu coğrafyada kitap veya gazete okuyan kimseye rastlamadım desem hiç de yanlış olmaz.

Yine bir ayrılık, İstanbul’a dönüş, aslında üstümden bir yük kalktı, yenilendim. Bu coğrafyada gülümsemenin önemini ve tılsımını anladım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir