Perth

Batı Avustralya’nın Başkenti: Perth

Avustralya tek başına kocaman bir kıta. Geniş topraklar,  az da bir nüfus, bu nedenle bu farklı coğrafya daima insanda merak uyandırır. Artık Avustralya’nın görmediğim kısımlarını da keşfetmeye hazırdım. Ocakta okulların sömestr tatilini hesaplayıp programımı hazırlamaya başladım bile. Ne de olsa bu dönem Avustralya’da yaz oluyor.  İstanbul’dan Kuala Lumpur’a THY ile,  Kuala Lumpur’dan Perth’e ise özel bir Malezya Havayolu olan Malindo Havayollarını seçtik. Daha sonradan yol çağrıma uyan uzun yolların tecrübeli gezgini sanatçı Atilla Atasoy da bana katıldı. İyi bir yol arkadaşı insana daima güç katıyor. Zor yolculuklarda zaman zaman yalnızlık insanı ürkütebilir.

THY’nin Malezya uçağı artık kapanmak üzere olan Atatürk Havalimanı’ndan gece 02 gibi hareket ediyor. Uçuş tam 10,5 saat. Ne de olsa ikimizde böyle uzun yolculuklara alışığız. Uçağın arkasında üçlü boş yer bulup yatıp güzelce uyuyorum. Uyuyunca zaman hızla akıyor. Sürekli ekranda uçuş rotasına bakmıyorsunuz,  Atilla ise uyuyamamış ve beni kıskanmış!

Kuala Lumpur’da transfer süremiz sadece bir saat. Ama bizi kapıda  bekleyip diğer uçağa yönlendiriyorlar. Perth uçağı tam dolu, ne de olsa ucuz bir havayolu. Servis de  beklemeyin, tek ikram içine domates salçası sürülmüş bir tuhaf sandviç. Neyse 6 saat sonra Perth’e iniyoruz. Uzun bir pasaport ve gümrük kuyruğu bizi bekliyor. Ne de olsa tatil dolayısı ile çok kişi Batı Avustralya’ya koşuyor. Vallahi bravo ülkemize,  artık ne pasaportta ne de gümrükte bekletiyor.

Avustralya’ya, yaş meyve, tohum,  sebze veya herhangi bir canlı sokmak büyük bir suç. Hele doldurduğunuz formda yok işaretleyip de köpeklerin de yardımı ile bunlardan birini çantanızda yakalarlarsa cezası inanın hapse kadar gidiyor. Ama ekranda görülen yasakların arasında vallahi “fil” de var. Gümrük memuruna soruyorum. “Nasıl fil getiriyorlar ki ?” Yanıt ise şaşırtıcı  “yoksa senin bavulunda fil mi var ?”   

Perth,  Batı Avustralya eyaletinin başkenti. Perth aslında Asya Kıtasına Başkentleri Canberra’dan daha yakın. Yıllar yılı izole bir yöre imiş. İngilizler,  Batı Avustralya’yı Amerikalılar veya Fransızlar ele geçirecek diye korkup hemen harekete geçmiş.

Yıl 1827 İngiliz Kaptan James Stirling buraya keşfe gönderilir.  
Yıl 1829 İngiliz sömürge bakanı Sir George Murray’in İskoçya’da doğduğu kentinin adı ile yeni bir yerleşim merkezi kurulur.  
Yıl 1856 Perth “kent” statüsü alır.  
Yıl 1890 Perth civarında altın bulunur ve böylece göçle nüfus hızla artar.  
Yıl 1901 Fremantle Limanı hizmete açılır.  
 Yıl 1917 Demiryol hattı Perth’e kadar ulaşır.

Artık, katedral, kilise, arkeoloji müzesi ve sanat galerisi gezmek yerine yerli halkın ve yaşamlarının arasına katılmak ve onları izlemek beni daha mutlu ediyor. Perth’in en görülesi yeri olan Kings Park’a kadar uzanıyorum. Aslında burası bir botanik bahçesi ama sadece Swan Nehri ile bütünleşen kentin manzarasını seyretmek için bile gitmeye değer. Tam parkın ucundaki anıtın üzerinde bulunan kitabe tuhafıma gitti. Bir daha bir daha okudum “1914 – 1918 arası Büyük Savaşta halkların bağımsızlığı uğruna ölen Batı Avustralyalıların anısına”,  Yani kısaca Çanakkale Savaşını işaretliyor.

Peki kimse sormuyor mu? Sizin Türk topraklarında ne işiniz vardı? Taa Avustralya’dan gelip niye bizim yurdumuzu işgal etmeye çalıştınız ki?  Bir de şimdi bize demokrasi dersi mi veriyorsunuz. Bu soru onları şaşırtıyor. Parkın bahçesinde oturuyorum, kötü hazırlanmış soğuk kahvemi yudumluyorum.

Eriyen ruhumu yorgun bakışın doldursun!

Kumlar üstünde neşeli kız, yok mu yuvan?

Sen ki sahilde gezen kızların en solgunusun

Uhrevi beldene son yolcu dönerken beni an!

Faruk Nafiz Çamlıbel

Yanımdan boylu poslu bir Avustralyalı kız geçiyor. Yırtmaçlı, nar çiçeği elbisesi ile kuğu gibi bir kız. Yanındaki yaşlı bey ise ağzında pipo ve gözlüğü ile sıradan biri. Bu kez karşımdaki orta yaşlı beyi inceliyorum. Koyu renkli bir takım elbise giymiş. Kumaş ve işçiliğine dikkat edince vücuduna tam oturmadığı görülüyor. Kirpikleri uzun,  grafik eğrisi gibi duruyor, yukarı kalkık. Simsiyah deri ayakkabıları ise güneşte parlıyor. Avustralya günü kutlamaları için halk parka akın ediyor. Meğer akşam havai fişek gösterisi varmış. Yani ekolojiye bir darbe daha. O 10 dakikalık gösteri için harcanan para ile Afrika’da yüzlerce aile açlıktan kurtulur.

Kısa Kısa Perth

  • Perth’i ziyaret etmenin en uygun dönemi baharları yani Eylül ile Kasım veya Mart ile Mayıs arası.
  • Batı Avustralya Sanat Galerisinde Aborjin sanatının baş eserlerini izleyebilirsiniz.
  • Perth kentinin kuruluşunun 200. yıl kutlamaları çerçevesinde Swan Nehri ile bütünleşen 80 metrelik bir çan kulesi dikilmiş.
  • Perth deprem kuşağında olmadığından inşaat maliyetleri düşük.
  • Şehir Swan Nehri ile kucaklaşmış ancak Hint Okyanusu ile mesafeli kalmaya çalışmış.  Okyanusun öfke ve sertliğinden çekinmiş olmalılar.
  • Perth oldukça kozmopolit bir yerleşim merkezi ve burada  özellikle çekik gözlülerin sayısı fazla.
  • Trafik sorunu yok, şehir iyi planlanmış. Geniş caddeleri tertemiz,  her yere sık sık otobüs seferi var. Sokakta “kedi” olmasa da otobüsleri, sarı, yeşil,  mavi kedi (red cat, yellow cat) ismi altında ücretsiz ring seferi yapıyor. Ayrıca metro da var. AVM’lerin önüne çok geniş araç park alanları hazırlanmış.
  • Perth halkı mangal partisi ile biralarından vazgeçemiyor.
  • Perth’in kocaman bir de “akvaryumu” var. Ama lütfen para kazanma uğruna kurulan bu sömürü sistemine destek vermeyin ve oralara gitmeyin. Yunuslar hapiste, aslında hiç gülmüyor, ağlıyor.
  • Sydney ile Perth arasında tren seferleri var ama tam üç gün süren bir yolculuk.
  • Perth’in kargaları kocaman ve iyice evcilleşmiş. İnsanlarla adeta konuşuyorlar. Çift çift dolaşıyorlar.
  • Avustralya’nın en hızlı gelişen kenti Perth şu anda bu kıtanın en büyük dördüncü kenti olmuş bile.
  • Perth senede 3000 saat güneş gördüğü için yazın tatilcileri çekiyor.
  • Dünyanın son yıllarda en fazla dolar milyarderi çıkaran kenti Perth imiş. İyi mi ?
  • Perth halkı inanın çok misafirperver. Kime ne sorarsanız hemen ilgileniyor hem de hiç üşenmeden işini bırakıp çözüm arıyor.
  • Perth açıklarında dünyanın en büyük balıkları yaşıyor, “Balina köpekbalıkları.”
  • Türkler bu coğrafyada daha çok inşaat ve yiyecek sektöründe çalışıyor. Özellikle en fazla kebap ve döner dükkanlarında. Ama sayıları Melbourne – Sydney gibi fazla değil.
  • Perth civarında papağanlar toplu olarak geziniyor. Kangurular da akşam olunca evlere iyice yaklaşıyor ve rahatça otluyor. Bazen ışığa koşunca arabalara çarpıyorlar. Sık sık kanguru kazaları oluyormuş.
  • Perth Türkiye’den tam 5 saat ileride !
  • Avustralya’da trafik İngiltere gibi sağdan.
  • Batı Avustralya’da dışarıda yemek kültürü yaygın. Herkes lokantalara koşuyor.  Evde yemek pek hazırlamıyorlar.
  • Perth’de önem sırası şöyle imiş: önce kadınlar, sonra çocuklar, sonra köpekler, en sonda ise erkekler.
  • Avustralya’da Karavan kültürü çok yaygın. Hemen hemen her evin önünde veya bahçesinde bir karavan duruyor.
  • “Woolworth” bu kıtanın en geniş mağaza ağı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir