Kuzey Irak’ın Başkenti Sarımtırak Erbil

Mezopotamya’nın en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Erbil 6 bin yıl boyunca Sümer, Asur, Babil, Sasani, Celayir, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safeviler, Pers, Selçuklu, Arap ve Osmanlı gibi önemli ve köklü uygarlıkları misafir ettikten sonra bölgedeki savaşlardan en az zararlı çıkmayı başarmıştır. Tüm yatırımları kendisine hızla çeken Kuzey Irak’ın başkenti çağdaş bir coğrafya olarak hızla gelişiyor. Kürtçe “Hawler” olarak isimlendirilen Erbil, dünyada kurulduğu günden beri yaşamın aralıksız devam ettiği en eski kentlerden biri olarak anılır. Bugün Kuzey Irak’ın başkenti Erbil’in iki milyona yaklaşan nüfusunun çoğu Kürt, Türkmen ve Araplardan oluşuyor.

            Erbil’i gezmeye Unesco Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan tarihî kale ile başlayın. İlk kez Asurlular döneminde inşa edilen kale daha sonra XIII. yüzyılda ise 43 yıl Erbil’e altın çağını yaşatan Sultan Muzaffaradin Kökböri ve daha sonra da XX. yüzyılda ise Osmanlı döneminde yenilenmiş. Hemen kapının önünde beyaz renkli dev bir heykel dikkatinizi çekecektir. Bu heykel Sultan Muzafferadin döneminde Erbil valisi olan ve geriye çok sayıda eser bırakan tarih bilgini İbni Almustavli’ye ait. Kale içinde artık yaşayan aileler yok. Evler boşaltıldı. Üç mahalle de yenileniyor. Kale içi, sanatçıların yaşadığı tophane, saray ve dervişlerin bulunduğu Takya (Tekka) bölümlerinden oluşturuyor.

            Kale bir tepede kurulduğundan tüm Erbil’i buradan keyifle seyretmek mümkün. Kent iki-üç katlı, avlulu, sevimli evlerden oluşmuş. Ancak aralardan çoğu otel olan modern yüksek binalar yükselmiş. Gökdelenlerden oluşan bir uydu kentte hızla gelişiyor.

            Hemen kalenin karşısında “Kayseri Pazarı” diye anılan bir Kapalıçarşı bulunuyor. Burası oldukça hareketli ve yöresel özellikler taşıyor. Hemen hemen her meyvenin taze suları sıkılmış “şerbet” adı altında satılıyor. İncir ile kavun suyu içiyorum. Harika! Erbil halkı meyveyi cidden çok seviyor. Erbil’in dolması da çok ünlü imiş. Ayrıca leziz kaymakla balını da tadın derim. Çarşılarda puşiler, kilimler, kahve değirmenleri, Kürdistan Bayrakları, sürmeler, heybeler, oyuncaklar, tencere, tava, çanak, giyim kuşam ve üzerlerinde Barzani’nin resmi bulunan halılar ile posterler satılıyor. Dönerciler ve kuyumcular revaçta!

            Tarihî kaleyi merkez kabul ederek Paris ve Moskova’da olduğu gibi belirli aralıklarla hazırlanmış dairesel yollarla kent büyüyor. Bu yollar genişliği ile isimlendiriliyor. En içten başlayarak 30, 60, 40 ve 100 metrelik yollardan sonra şimdi Erbil’i en dıştan kuşatacak olan 120 metrelik yolu inşa ediyorlardı. Erbil’de taksiye adres söylerken örneğin “Kültür Bakanlığı, yanı 40 metrelik yol” diyerek tarif edeceksiniz.

            Erbil’de toplu taşıt olmadığı için kent içi ulaşım ucuz olan çok sayıdaki beyaz taksi ile sağlanıyor. Bölgenin başkenti Erbil’de yeşil az da olsa parklar geniş bir alan kaplıyor. Minare Park içinde Ulu Cami’nin günümüze ulaşan tek parçası olan “Minare Park” bulunuyor. Sekizgen kaide üzerine, yuvarlak tuğla minarenin yüksekliği ise 20 metre.

            Erbil halkının günün her saatinde zevkle gezindiği Şanidar Parkı ismini civardaki ünlü bir mağaradan alıyor. Sanat galerisi de temsilî bir mağaranın içinde yer alıyor.

            Erbil’in en güzel camisi Celil Hayat adını taşır. Pers, Arap ve Osmanlı mimarîsinin izlerinin taşıyan ve mavi çinileri ile dikkati çeken bu camiyi Celil Hayat isimli bey rüyasında görüp inşasına başlatır, fakat cami daha  bitmeden bu şahıs ölünce caminin bahçesine gömülür.

            Ünlü Rawa (2) lokantasına gidiyoruz. Önünde uzunca dikdörtgen bir havuz var. Geniş bir alana yayılmış locaları ve masaları ile tipik bir yer. Ama israf çok… Sormadan masalara devamlı yemek getiriyorlar, sonra ise bunlar doğruca çöpe gidiyor. Ateşte pişen kil kavanoz içinde parça etler, yine alevlerle sunulan şiş, pancar turşusu, humus, salata, soslu bamya, kuru fasulye, pilav ve tavuk.

            Erbil’de genellikle Kürtçe konuşuluyor ama yazı dili Arapça. Türkmenlerle ise Türkçe anlaşıyorsunuz. Kentin nüfusu çok genç. Çocuk sayısı da fazla. Kürt, Arap, Türkmen, Türk, Zaza, Yezidi hoşgörü ve saygı mozağinin uyumlu parçaları.

            Cadde üstünde çok sayıda tanıdık Türk firmasının mağaza ve bürolarının isimlerini okuyorum. Arçelik, Mavi Jeans, Cotton, Beko, Yataş, Vestel, Mado, YKM gibi…

Kısa Kısa Erbil

  • Erbil, Türkiye sınırında 320, Irak’ın başkenti Bağdat’a ise 340 kilometre uzaklıkta. Karayolu ile Erbil’den  Bağdat dört saat sürüyor. THY ile Atlas Havayolları’nın hemen hemen hergün uçtuğu Erbil’e uçakla İstanbul’dan 2 saatte varabilirsiniz. Pegasus ise Ankara’yı Erbil’e bağlıyordu. Türk pasaportlarına vize gerekmiyor. Aynı Türkiye’ye girer gibi rahatça geçebiliyorsunuz!
  • Türk şirketleri bu coğrafyada her dalda iddialı ama bilhassa mobilya ve inşaat sektörünü firmalarımız elinde tutuyor. Kuzey Irak, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı üçüncü ülke konumunda idi. Ziraat Bankası 2011 yılında, Erbil Başkonsolosluğu ise 2010 yılında hizmete girdi. İş Bankası’nın da burada bir şubesi bulunuyor!
  • Kürdistan lideri Barzani, petrol gelirinden aldığı payı doğrusu iyi değerlendirmiş ve kentte huzuru sağlayarak Iraklı zenginlerin yatırımlarını bu coğrafyaya çekmeyi başarmış idi. Erbil’in kısa zamanda yıldızı parlamış. Lüks oteller, modern alışveriş merkezleri, pahalı araçlar, içi müşteri kaynayan mağazalar, geniş yollar hep bu hızlı gelişmenin birer göstergeleri. Sekiz yıl önce bakımsız bir kasabayı andıran Erbil bugün Dubai’ye rakip olma çabasında!
  • Şafiler pek hoşlanmadığı için Erbil’de pek köpeğe rastlanmıyor.
  • Yolları geniş de olsa belli saatlerde araba çokluğundan trafik kilitleniyor. Kurallarına uyan da az. Benzin pek temiz olmadığı için bu coğrafyanın koşullarına uyum sağladığı söylenen Japon ve Kore arabaları hâkim. Bilhassa da Toyata! Ama sokaklarda hiç eski araç yok.
  • Erbil’de kimle konuşsanız nedense ya Barzani’nin akrabası ya da arkadaşı çıkıyor!
  • Erbil’in her köşesinde ortası sarı, Kürdistan bayrakları asılı. Irak bayrağına pek rastlamadım.
  • Başkentte çok sayıda çeşit çeşit renkli şişelerle süslenmiş gösterişli içki dükkânları bulunuyor.
  • İbrahim Tatlıses buralarda çok seviliyor. Reklam panolarında, müzik dükkânlarında sık sık resmini görebilirsiniz.
  • Hastaneler dahil tüm bürolarda hayat aslında öğlen 12’de bitiyor. Öğleden sonra resmi dairelerde kimseyi bulamazsınız. Hatta acil servislerde doktor bile yok!
  • Yazın bu kentte sıcaklık 50-55 oC’yi buluyor ve bu sıcaklık hayatın akışını elbette olumsuz etkiliyor.
  • Yollardaki tozdan dolayı bu coğrafyada göz rahatsızlıklarına sık rastlanıyor. Sema Hastanesi ve doktoru Ali Bey bu coğrafyada sanki bir efsane olmuştu. Belli günlerde Basra’dan, Musul’dan Dr. Ali’ye muayene olacak hastalar için özel otobüsler bile kalkıyormuş. Barzani Ailesi de Dr. Ali’nin hastaları arasında imiş.
  • Halkın pirinç, şeker gibi ana gıda ihtiyaçlarını devlet karşılıyor.
  • İhsan Doğramacı Vakfı bir ilkokulu hizmete koymuş. Ayrıca Dedeman ile Koç Grubu’nun Divan Oteli de açılmak üzere.
  • Bu coğrafyada Türk dizileri belki de ülkemizden daha fazla seyrediliyor. Ben hiç dizi izlemem de, iyi dizi izleyicilerinin bile artık unuttuğu dizileri soruyorlar.
  • Irak dinarı yanında Amerikan doları da Kuzey Irak’ta geçerli.
  • Kapalı alanlar dahil bol sigara tüketiliyor. Kahvelerde nargile ile okey pek popüler.
  • Erbil’de Hristiyan ailelerin ve yabancıların akşamları bir araya geldiği bir mekân var. Ankawa semtindeki T Bar. Burada çok ilginç manzaralara ve sohbetlere şahit olabilirsiniz.
  • Erbil Havaalanı ıssız, temiz ve modern. Huzur buluyorsunuz.
  • Kuzey Irak’ta ciddi bir elektrik sıkıntısı var. Çözümü mahalle jeneratörlerinde bulmuşlar. Her ev özel şirketlerden amper bazında (2-3-4-10 amper gibi) elektrik satın alıyor. Sigortaları sokak direklerinin üzerine yerleşmiş. Şehir cereyanı kesilince jeneratörler devreye giriyor. Ayrıca her evde bir de “Neft sobası” var. Hani bir dönem ülkemizde “Japon sobası” olarak bunlar gündeme gelmişti. Sokak köşelerinde bidonlarda “neft” yani gaz yağı satılıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir