Kamçatka

Kamçatka önce dramatik volkanlar ve gayzerler demektir. Daha sonra, cüce çamlar, dev mantarlar, çok sayıda boz ayılar, kaplıcalar, iri steller deniz kartalları, mavi ve kambur balinalar, sivrisinekler, deniz aslanları, bol balık, rengeyikleri, kar ve buz, bol su, Rus donanmasının denizaltı üssü, 2323 metrelik ünlü Mutnovsky Volkanı demektir. Kamçatka’nın % 27’si SİT koruma alanı ilan edilerek soyları tükendiği için kırmızı listede bulunan 451 tür çiçek, bitki, hayvan ve mikroorganizmanın neslini devam ettirmek için olumlu bir adım atılmıştır. Bu yüzden 427 300 kilometrekarelik bu yarımadada kirlilik nedeni ile petrol üretimi için henüz izin çıkmamıştı. Daha önce ABD’nin karşısında olduğu için askeri kapalı bölge olarak ilan edilen Kamçatka turizme ancak 1995 yılında açılmıştır. Yine de siyasi polis bu coğrafyada çok etkilidir. 

Kamçatka’nın güneyinde yer alan başkent Petropavlovsk’a karayolu veya demiryolu bağlantısı yoktur. Çünkü dağlık, bataklık bu coğrafyada yol yapmak hem zor, hem pahalı hem de ekosisteme zarar verecektir. Böylece “Petropavlovsk”, kenti dünyada karayolu olmayan en kalabalık yerleşim merkezi olma ünvanına sahiptir. Ulaşım zorluğu fiyatları yükseltmekte ve bu yüzden Kamçatka’da nüfus hızla azalmaktadır. Gençler ilk fırsatta Kamçatka’dan “anakara”ya göç etmekte.

Bu yarımadada irili ufaklı toplam 300 volkandan bahsediliyor. Ama aktif volkan grubu sadece 29 adet. Başkent Petropavlovsk’un simgesi kabul edilen yan yana dizilmiş üç etkileyici volkan: Korjaksky, Awatchinsky ve Kozelsky. Yarımadanın en yüksek volkanı ise 4750 metre ile Klyuchevskaya.

Bu coğrafyanın ilk sakinleri olan Eves, Kayrak, Çukçen ve İtalmenler maalesef sayıca çok azalmışlar. Göçebe bir yaşam biçimi benimsemiş olan bu topluluklar Sovyet döneminde kontrol altında tutulmak üzere yerleşik düzende yaşamaya zorlanmışlar. Mutsuzluklarının çaresini “ateş suyu”nda aramışlar, ırk olarak alkole dayanıksız olduklarından yavaş yavaş erimişler. Bazı uluslar arası sivil toplum derneklerinin yardımı ile bugün yasal haklarını arayabilseler de geleneklerinin çoğunu yitirmişler.

Bir de bu yarımada sevimli ve dünyada bilinen en iri ayı cinsi olan “boz ayıları” ile ünlü. Koruma altına alınan bu hayvancıkların sayısı iyice artınca yerleşim merkezlerine inmeye başlamışlar. Hatta bunlardan biri mangalda et pişiren bir kadının başını koparıp ihtiyacı olunca kullanmak üzere gömmüş. Bu ve benzeri olaylar üzerine yılda 70-80 ayının avlanmasına izin çıkmış. Elbette ciddi bir bedel karşılığı. Ayılar, Çinlilerin ilaç yaptığı safra kesesi, kürkü ve duvarlarına iftiharla astıkları başları için insafsızca vuruluyor. Hem de kar motosikletleri ve helikopterle.

Bu bölgenin en önemli geliri balıkçılıktan geliyor. Hatta bu sektörde çalıştırmak üzere yurtdışından geçici işçiler bile getiriliyor. Balık bolluğu yabancı ülkelerin balıkçılarının da iştahını kabartıyor. Yakalanan kaçak balıkçı tekneleri cezaları ödemezse gemi mezarlığında hapis tutuluyor.

Başkent adını Danimarkalı ünlü Kaşif Vitus Bering’in (Bering Boğazını hatırlayın) iki gemisinin isimlerinden alıyor. Aziz Petro (Peter) ve Aziz Pavel yani (Paul) işte size “Petropavlovsk”.Bu kent tam 269 yaşında. İlk bakışta güneydeki bu yerleşim merkezi, çirkin suratlı birer beton yığını olan Sovyet binaları ile size hiç de sempatik gelmeyecek. Maalesef bir dönemin o güzelim ahşap evlerden artık pek örnek kalmamış. Okyanus kıyısındaki ana meydanında Lenin heykelinin arkasındaki valilik binasında iki bayrak sallanıyor. Rusya ve Kamçatka bayrakları. Bu kent 1854 yılında İngiliz ve Fransızların ortak saldırılarına kahramanca direnmişti.

Paratunga Yöresinde, kaplıcalar, piknik alanları, seralar ve kahvehaneler bulunur. Kendinizi sıcacık bir su havuzuna atabilirsiniz. Sonra da bir Azeri’nin sahibi olduğu karanlık ve basık lokalde sert bir kahve içebilirsiniz. Bir balıkçı motoru ile Avacha Körfezi’nde üç saatlik bir yolculuğa ne dersiniz? Sahil boyunca, Pasifik Okyanusu’na çıkış noktası olan üç kardeşler kayalıklarına doğru ilerlerken kocaman tahta masanın üstünde geleneksel Rus denizci yiyecekleri dizilir. Salam, siyah ekmek, kaşar, çikolatalı bisküvi ve votkalı çay. Motorda sizi dansa davet eden popüler ve oynak parçalar çalınır. Sahilde dev deniz kartalları, karabataklar ve yunus balıkları adeta bir biri ile yarışır.

Kamçatka’da ünlü Gayzerler Vadisi turu bir monopoldür. Bu turun ücreti vallahi 530 Euro’dur. Katiyen herhangi bir indirim yapmazlar. Russiya Televizyonunun düzenlediği Rusya’nın 7 harikası için 26 milyon Rus oy kullanılmış ve birinciliği Kamçatka’nın bu “Gayzerler Vadisi” kazanmış. Bu şöhret, yılda 300 bin gezgini buraya çekmektedir. “Dünya “Doğa Kültür Değerleri Miras Listesinde” yer alan Kronotski Koruma Alanını içine alan helikopter turu 7-8 saat kadar sürer ve Gayzerler Vadisi, Uzon Volkan Krateri ve Dzendzur Volkanı’na helikopter ile üç inişi ve havyarlı nefis bir öğle yemeğini içerir. Ama her şey aslında “havaya” bağlıdır. Bazen tur iptal edilebilir veya bizim turda olduğu gibi Gayzerler Vadisi’ni görüp 4 saat helikopterde donduktan sonra tıpış tıpış geri de dönebilirsiniz. İşte o zaman sadece % 10 kadar indirim yaparlar. Ama yine de bu tur için bir servet ödemiş olursunuz.

Koryaklar’ın Uzon ve Uzon Kalderası hakkında anlattıkları, alegorik bir öykü gibi. Uzon insanlara dosttu; yer sarsıntılarını yatıştırır, elleriyle volkan patlamalarını durdurur ve başka iyilikler de yapardı; ama kötü ruhlar gelip burayı harap etmesin diye kendi dağının tepesinde yapayalnız, gizli saklı bir yaşama katlanırdı. Sonra aşık oldu. Sevdiği, bir insandı – Nayun adında, gözleri yıldızlar kadar parlak, dudakları kızılcıklar kadar kırmızı, kaşları samurlar kadar kara ve parlak bir kız. Kız da onu sevdi ve Uzon onu alıp dağına götürdü. Buraya kadar her şey iyiydi. Ama birkaç yıl süren mutlu bir evliliğin ve her şeyden uzak bir yaşamın ardından Nayun, insan akrabalarını özlemeye başladı. Acaba bir şekilde onları ziyaret edemez miydi? Uzon onu memnun etmek için trajik bir hata yaptı; Güçlü kollarıyla dağları araladı ve bir yol açtı. İnsanlar geldiler, meraklı ve karışıklık çıkarmaya yatkındılar. Artık herkes Uzon’un saklandığı yeri biliyordu, kötü ruhlar da. Bu öyküde G.O Karpov’un anlatımına göre, “Yeryüzü korkunç bir çatırtıyla esneyerek koca bir dağı yuttu ve güçlü Uzon sonsuza dek taş kesildi”. Onun bugün bile, taşa dönüşmüş hali ile, kalderanın kuzeybatı kenarındaki yüksek bir tepede başını eğmiş, kollarıyla çanağın kenarlarını çevreleyen bayırı oluşturur halde görebilirsiniz. 

Gayzerler Vadisi çok sayıda sıcak göl, sıcak çamur havuzları ve 10-15 metreye kadar fışkıran gayzerlerden oluşuyor. Bu oluşum sayesinde hayvanlar bu coğrafyada kışın su ve yiyecek bulabilmektedir.

Kısa Kısa Kamçatka

  • Kamçatka adının Japoncadan geldiği sanılıyor. Anlamı da “Kurutulmuş Balık”.
  • Balık pazarında sahiden bol bol kurutulmuş balık satılıyor. Fiyatı da öyle pek ucuz değil. 15 USD civarı idi. En büyük zevkleri oturup bu balığı bira ile tüketmekmiş. Balık taze, dondurulmuş, tuzlu ve tütsülenmiş olarak ihraç ediliyor.
  • “Bir Deprem Bölgesi” olduğu için yüksek binalara müsaade edilmiyor. Bir tedbir olarak tüm kapılar dışa doğru açılıyor. Depreme karşı özel temel teknikleri uygulanırsa ancak o zaman çok kata “evet” diyorlar. Birkaç örneği var.
  • Yarımadanın en uzun nehrinin adı da “Kamçatka”. Uzunluğu  ise neredeyse 750 kilometre…
  • Kamçatka’nın güneyinde yer alan Kuril Adaları günümüzde bile Japonya ile Rusya arasında siyasi bir sorun.
  • Her Cuma Kamçatka’nın “Evlenme Günü”dür. Tüm ziyaret yerleri ellerinde şampanya bardağı ile gezinen gelin, damat ve yüksek topuklu, mini etekli akrabaları ile şenlenir. Eğer yeni evlilere “Gor-ka Gor-ka” diye seslenirseniz, naz etmeden hemen öpüşürler.
  • Başkan Putin, Kamçatka’yı ziyaret ettiğinde geçeceği yollar önceden asfaltlanmış. Rusya’da önemli iki sorunun tuvalet ve yollar olduğu söyleniyor. Putin bu coğrafyada da çok seviliyor. Buradaki denizaltı üssüne ciddi miktarlarda maddi destek göndermiş. Keşke silah teknolojisi yerine bir bardak su bulamayan Çad’daki çocuklara fon ayrılsa! Ayrıca ikinci çocuk yapan ailelere Putin yönetimi 200 bin ruble yardım ediyordu. Amaç nüfusu arttırmak. Nasıl olsa toprak bol!
  • Kamçatka Yarımadasında rüşvet çok yaygın imiş. “Doktorun eline 200 ruble sıkıştırırsan hastana bakar, aksi taktirde üç saat beklersin” diyorlar.
  • Kamçatka’nın en kötü ve kirli ayı “Nisan”. Çünkü karlar eriyince her yer batak ve çamur oluyormuş. Kışın 3-4 metreyi bulan kar kalınlığı müstakil evde oturanların uzun süre dışarı çıkmalarını engelliyormuş. Arabalar kışın garajda bekliyor.
  • Bu yarımadada 5 bini Azeri olmak üzere, 20 bin civarı Müslüman yaşıyor. Ahıska Türkleri, Azeri, Özbek, Kırgız gibi. Ancak arsası devlet tarafından tahsis edilmesine rağmen camileri yok. Namazlarını kiralık bir dairede kılıyorlardı.
  • Kamçatka’nın yollarında en fazla ikinci el Japon arabası görüyoruz. Ancak yeni vergi uygulamaları ile yerli üretimi desteklemeye başladılar.
  • Kamçatka’nın toplam nüfusu sadece 345 bin idi. Bunun 200 bini başkent Petropavlovsk ve civarında barınıyor. Diğer bir önemli yerleşim merkezi ise Elisovo. Bu yarımadada kilometrekare başına bir kişiden bile az insan düşüyor.
  • Kamçatka’da yerleşen tek Türk Ekrem Yüksel idi. Gerçi o da artık döndü.  Laleli’de bir otelde garson olarak çalışırken Elena ile tanışır. Birbirlerini severler. Erzurumlu Erkem, Kamçatkalı Elena ile evlenir, bu yarımadaya yerleşir. İki kızları olur. Ekrem Ahıskalı Türklerin yardımı ile kısa zamanda çevre edinir. Üç deri dükkanına sahipti ve ayrıca inşaatlarda pencere işleri de yapmakta idi. Bizlerin bu coğrafyaya geldiğini televizyondan öğrenince otelimizi buldu ve hepimizle çok ilgilendi.

Bu arada kısa bir bilgi: Ahıska Türkleri çok acı çekmiş. Türk – Gürcü sınırında huzur içinde yaşarken 1944 yılında Stalin onları tehlikeli bulup bir gecede vagonlara doldurup Özbekistan’a sürer. Kırk yıl sonra bu kez Özbeklerle aralarında kanlı çatışmalar çıkar. Bu kez de Kazak sınırındaki Krasnoyarsk Bölgesi’ne gitmek zorunda kalırlar. Ama hep Türkiye’yi anavatan kabul edip, her Türk’e kollarını açmışlar.

  • Kamçatka’da somon boldur. En büyükleri ise kral somondur. Pembe somon bu nehirlerde bol sayıda bulunur. Henüz Alaska’da olduğu gibi özel yetiştirme çiftlikleri kurulmadığı için somonlar doğal şartlarda yaşamlarını devam ettiriyorlar. Ayrıca bu ekosistemde çok sayıda böğürtlen türüne rastlanır.
  • Petropavlovsk’un ana bulvarında otobüs durakları kilometre ile tanımlanıyor. “Altıncı kilometrede ineceğim” veya “ben yedinci kilometrede oturuyorum” gibi!
  • Moskova – Petropavlovsk arası uçakla 9 saat sürüyor.
  • Petropavlovsk’un 23 kilometre uzunluğundaki Avacha Körfezi dünyanın en iyi korunan doğal limanları arasında sayılmaktadır.
  • “Kutka”, Kamçatka’nın efsanevi kurucusu ve Kayrak mitolojisinin ana kahramanıdır. Yerli halk Kutka’yı sonsuzluğun sembolü olarak kabul edip ona bir bakıma “taparlar.” Kutka farklı şekillere bürünebilir, insan, hayvan veya bitki gibi…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir