Gezen Adam

Ne kadar gezen varsa o kadar da mutlu insan vardır. Yolculuk bir bakıma bir yere gitmeyi planladığınız an başlar. Sokağa çıkmak, ara sokaklara dalmak, araştırmak, gezmek aslında “özgürlüktür”, gezmek ise yeniden doğmak ve çoğalmaktır.

Bir ülkeyi, bir kenti bir hafta dolaşmak onlarca kitap okumak kadar eğitici olabiliyor. Elbette artık yeryüzünde gidilmemiş, keşfedilmemiş coğrafya kalmadı ama her yolculuk kişiye özgüdür. Biri diğerinden farklıdır. Kentleri her yeni ziyaretimde bazı yenilikleri fark ederim, ayrıca mukayese imkânı da doğar.

Birçok görevi bir arada yapmaya gayret ediyorum. Zamanla bir bakıma yarışıyorum. Tabii her iş istediğim gibi gelişmiyor. Çok da hassas olduğum için zaman zaman moralim bozuluyor. İşte o anda yepyeni bir gezi planlıyorum, bu beni tekrar yaşama sıkıca bağlıyor.

Avusturyalı yazar Moritz Hartman gezi günlüğünde “herhalde insanın en masum tutkularından biri gezmektir” demiş. Mehmet Aşık ise 20 yaşında babasına şöyle seslenmiş: “Ben dünyayı tanımak istiyorum.” Mehmet, alıp başını gitmiş, yirmi beş yıl boyunca dünyayı dolaşmış. Gördüklerini yaşadıklarını Manaziru’l Avamil adlı kitabında toplamış.

Bugüne dek 216 ülkede bulundum. Havaalanındaki uçak seferlerini gösteren panoların karşısına oturup dikkatle incelerim. Örneğin tabelada o anda 35 uçuş noktası görünüyorsa benim aralarında gitmediğim şehir sayısı sadece 1 veya 2 ile sınırlı oluyor. Bu benim için bir bakıma ölçü oluyor.

Kraliçe Haçepsut MÖ 1482’de Afrika’nın doğu kıyılarındaki efsanevi Putna Ülkesine yaptığı yolculuğu anlatan renkli rölyefler belki de dünyanın ilk seyahatnamesidir. O gün bugün insanlar farklı amaçlarla yola çıkıyor. Bazılarını, yolculuklarını kitaplaştırıp paylaşıyorlar. Artık ne hoş ki büyük kitapevlerinin “Gezi Kitapları” başlıklı ayrı bir bölümleri bile var. Rehber kitaplar da yalnız gezmeyi tercih eden dostlara yol gösteriyor.

Ben de sizinle bu on ikinci gezi kitabımı paylaşmaktan inanın çok mutlu oluyorum. Bu eserde bugüne kadar muhtemelen hiçbir gezi kitabında yer almamış coğrafyaları da size anlatmaya gayret ettim. İşte bu ülkeler: Rusya Federasyonu’nun Altay, Hakasya, Tuva, Karelya, Komi ve Kalmukya Cumhuriyetleri, Ekaterinburg, Cibuti, Gabon, Mançurya, Kamçatka, Reunion Adası, Yeşil Burun Cumhuriyeti ve Lviv gibi…

Ben Orhan Veli gibi gezmeyi veda etmeyi hiç düşünemiyorum. Gücümüm yettiği, ayaklarımın götürdüğü kadar yol çağrısına uyacağım.

Veda

Yolum asfalt,

Yolum toprak

Yolum meydan

Yolum gökyüzü

Ve ben neler düşünüyorum

Aşkı, yağmuru

Tramvay sesini

Otelciyi…

Ve bir mısra mırıldanıyorum

Sıcak yemek lezzetinde

Orhan Veli Kanık

Sizlerle, kedilerin, köpeklerin, kuşların su ve mama bulabildiği, eşeklerin ağır yük altında eziyet çekmediği, doların yeşilinin doğanın yeşilini yenemediği, denizlere petrolün akıtılmadığı, halkların futbol maçları seyredip futbol dedikodusu yaparak uyutulmadığı, gün batımlarının coşku ile yaşandığı mutlu coğrafyalarda buluşmak isterdim.

Gezgin sevgisi ile sizleri selamlıyorum…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir