Ekvator Ginesi’ne Ulaşmak Pek Kolay Değil !

Afrika kıtasının 54 ülkesi var. Hepsine gitmiştim ama Ekvator Ginesi’nin başkentinin bulunduğu Bioko Adasına ayak basmamıştım.

Bioko Adası sadece 70 kilometre uzunluğunda. İkibin kilometre kare ve Kamerun kıyılarına sadece 32 kilometre uzaklıkta ! 

Malabo’ya THY uçmadığı için Addis Ababa aktarmalı Etiyopya havayollarından bilet alıyorum. Diğer bir alternatif ise Fas Havayolları.

Etiyopya Havayolları Afrika’nın en geniş uçuş ağına sahip havayolu bir de üstüne Star Alliance üyesi. Nispeten ekonomik bir havayolu ve vallahi sistemini de iyi kurmuş. Tüm yolcularını sabahın 6’sında Addis Ababa’da toplayıp sonra 08.30’dan sonra her 10 dakikada bir Sahraaltı Afrika ülkelerinin hemen her başkentine sıra ile uçak kaldırıyor.

İstanbul Addis Ababa yolculuğu 6 saat, bu uçuş pek rahat geçmedi ama Addis Ababa – Malabo uçuşunda 4 saat uçağın arkasında  üç kişilik yerde güzelce uyudum. Ne de olsa uçak yeni idi. Sonra …… kalan yolcular Kamerun’un başkenti Doula’ya devam ediyor.

Gelelim vizeye: Ekvator Ginesi henüz turizme tam açılmadığı için vize konusunda gayet titizler. Ankara’daki gayet modern Büyükelçiliklerinden alınıyor. Bir aylık vize 125 Avro. Hiç de ucuz değil !

Ben Fahri Konsolos olmama ve değerli üyemiz ve Ankara temsilcimiz Mete Darcan elçiliğe iki defa gitmesine rağmen vizeyi alırken zorlandık, işin ilginç yanı uçmayı planladığım gün verdikleri bir aylık vize bitiyordu. Mecburen ceza ödeyip uçak biletimi vizeye göre değiştirdim.

Neyse pasaportumu daha uçağın kapısında kontrol edip beni içeriye kabul ettiler. Hemen bir taksi ile Büyükelçiliğimizin geçici olarak görev yaptığı  Malabo Hilton’a gidiyorum.

Malabo’da otel fiyatları cidden uçmuş. Hilton da gecesi 285 Avro ile başlıyor. Ama pazarlığa açıklarmış. Neyini pazarlık edececeksiniz ki ?  Elçiliğimizin elemanı İsmail bana kentin dışına doğru ucuz bir otel (Hotel Mc) bulmuş., gecesi 50 dolar ama inanın oda çok  dar. Bir yere çarpmadan yana dönerek bile yürümek bile zor. İki defa düştüm.  Aynen mezara benziyor, internet de  yok. Geceleri yakındaki bulunan diskodan gelen müzik ve bağrışmalarla uyumak da zor. İlaç alıp yatıyorum. Sabah zaten kahvaltı yok, dolmuşa atlayıp oranın en şık yeri olan ve interneti bulunan bir Fransız kahvesinde kahvemi içip hemen çalışmaya başlıyorum.

Bioko Adası Hindistan’ı bulmak için yelken açan Ferna’o do Po’ tarafından 1472 yılında bulunmuş. Geçen zaman içinde adı değişerek sonunda “Bioko” olmuş.

Ekvator Ginesi, Afrika’nın nüfusu en az olan ülkesi. Anakara’da Rio Muni bölgesindeki en büyük şehri Bata. Başkent 6 ay Bata ve altı ay ise adadaki Malabo oluyor.  

Tam 190 yıl İspanyol sömürgesi olduktan sonra 12 Ekim 1968’de bağımsızlığına kavuşmuş. İlk Devlet Başkanı Francisco Macias Nguema söylenenlere göre tam 11 yıl ülkeyi zorbalıkla yönetmiş. Sonuçta 3 Ağustos 1979’ta “özgürlük darbesi” olarak bilinen bir hareket ile yeğeni Mbasogo yönetimi ele geçirmiş ve kendi askerleri red edince Fas’dan gelen infaz ekibi ancak Nguema’yı kurşuna dizmiş. 

İspanya’ya kaliteli “kakao” satan Ekvator Ginesi, 1992 yılında kıyılarında petrolün bulunması ile hızla kabuğundan sıyrıldı. Petrol Malabo kıyılarında sıralanan petrol platformlarından çıkarılıyor. Rafineri de var, benzin ile metanol elde ediliyor. Ancak denizden çıktığı için maliyeti yüksek. Petrol fiyatları düşünce burada faaliyet gösteren bazı şirketler üretimi durdurmuş.

Gelirinin hemen hemen yüzde doksanı petrolden geliyor. Ge- Petrol isimli bir de petrol şirketleri var.

Daha önce deniz yolu ile bir darbe teşebbüsü olduğu için büyük teknelerle balıkçılık yasaklanmış. Sınırlı olsa da tarım yapılıyor. Özellikle muz ve mango bol ve ucuz.

Afrika daima farklıdır, renklidir, coşkuludur. Diğer kıtalara hiç ama hiç benzemez. Yeşilin her tonuna rastlanır. Yıllardır büyük atalarının beyaz adamlarca aldatılmasının öfkesini taşır. Ama yine de beyaz adama karşı genelde saygılıdır.

Malabo sokaklarında amaçsız dolaşıyorum. Fakir mahallelerde çürüyen mukavva kokusu etrafa yayılıyor ve açan güneş yeni ümitler saçıyor. Rıhtıma iniyorum. Çarşaf gibi suya mavi-mavi kırmızı- kırmızı, sarı – sarı boyalı evlerin gölgesi düşmüş. Derin suyun dibine bakıyorum her yer sessiz. Yıllar yılı acı çekmiş,  köle olarak pazarlanırken aileleri parçalanmış, siyah insanları düşünüyorum. Yüreğime sanki iğneler batmış gibi sızlıyor, Hayaller, idealler,  bazı  anlamlar  suyun dibine doğru birer birer yok oluyor. Bugün de buranın kaymağını aslında Çin ile ticarette başarılı Lübnanlılar yemekte.  Hep lüks yerlerde onları rastlıyorsunuz.

Kısa Kısa Ekvator Ginesi ve Malabo !

  • Hayat bu coğrafyada hiç de ucuz değil,  dolmuş bile 2 dolar. Kahve ortalama 5 dolar.
  • Yollar çift şeritli ve ileriye dönük geniş planlanmış. Yeni yerleşim Sipopo’nun geniş bulvarları boyunca şık bakanlık binaları sıralanmış, banka,  petrol şirketleri, adalet sarayı, sigorta merkezleri yanında kongre merkezi dikkati çekiyor.
  • Malabo’da şık bir ortamda rahatça bir kahve içip internete bağlanacağınız “Deli de France” ile rıhtıma yakın “La Luna” lokantası var.
  • Luba (San Carlos eski adı) adanın ikinci büyük kenti. Plajları ile ünlü, Malabo’dan iki saat uzaklıkta.
  • Sokakta dert anlatmak inanın çok zor. Kimse İngilizce bilmiyor, doğrusu sizi anlamak için pek de gayret de sarf etmiyorlar. 
  • Lüks araçlar, etrafı yüksek duvarlarla çevirili lüks villalarla gecekondular ile fakirlik iç içe.
  • Büyükelçiliğimiz Hilton Malabo Otelde görevini sürdürüyordu. Büyükelçimiz değerli Şebnem Cenk Hanım Büyükelçiler toplantısı dolayısıyla ile Ankara’da idi. (Ağustos 2019) Geçici görev yapan değerli diplomat Mehmet Türkay ile becerikli yerel eleman Ismael Nchaso sağolsunlar beni yalnız bırakmadılar. Yakında elçiliğimiz kiralık bir binada hizmet vermeye devam edecek.
  • Eski FETÖ okulu bugün öğrencilere Türkiye Maarif Koleji olarak hizmet veriyor. Uğradım, modern bir bina. Türkçe hocası dışında öğretmenlerinin çoğu yerli imiş. 
  • İspanyollar bence  bu ufak ülkeyi sahipleniyor. İspanyol işadamları, gezginler ve öğrencilere sık sık rastladım.
  • Malabo ayrıca çok önemli bir liman, deniz doldurularak liman genişletilmiş.
  • Başkan Mbasogo 1979  yılından beri Ekvator Ginesi’ni yönetiyor. ABD yönetimi ile özellikle petrol işbirliği nedeniyle arası çok iyiymiş.
  • Basın genellikle devlet kontrolünde !
  • Anakara’nın 600 kilometre güney batısında yine Ektavor Ginesi’ne ait 17 kilometrekare alanında ada var. “Annobon” ama şu anda pek turistik değil. 
  • Ekvator Ginesi halkının % 90’ı Katolik. Unutmayın bu ülke 190 yıl Katolik dininin en önemli temsilcisi İspanya’nın toprağı imiş. Başkanlık Sarayının karşısındaki Santa Isabel Katedrali’nin yapımı tam 20 yıl sürmüş. Dışarıdan azametli bir bina, ne de olsa yerli halkı etkilemek gerekirdi. Neo Gotik üslubunda göz alıcı uzun kemerler ve 40 metre yüksekliğindeki ilginç iki kulesi hemen dikkati çekiyor. Katedralin önündeki fıskiyeli havuzun etrafında neşe ile top oynayan çocuklar zaman zaman serinlemek için suya atlamayı da ihmal etmiyor.
  • Nüfusun % 3 ile % 5’i arası Müslüman toplumu genellikle anakarada yaşayan Nijerya kökenli Fang Kabilesi.
  • Resmi lisanı İspanyolca olan Afrika’daki “tek ülke”. Aynı zamanda İspanyolca konuşan ülkeler arasında da en ufağı. Halkı Portekizce ama bilhassa da Fransızca da  biliyor. En yaygın yerel lisan ise “Fang”
  • Bu coğrafyada kredi kartı kullanımı gayet sınırlı. En iyisi siz yanınıza nakit alın, elbette lüks otellerde kredi kartı geçerli.
  • Santa Isabel Havalimanı kente sadece 3 kilometre uzaklıkta. Hele Hilton Oteli hemen havalimanının yanında. Çinlilerin yaptığı yeni havalimanı da Ekim (2019) de açılacakmış. Ayrıca Bata ile geleceğin başkenti Ciblo’ya da havalimanlarını Çinliler inşa ediyordu.
  • Ekvator Ginesi aslında ekvator üzerinde “değil”. Zaten eski adı “İspanyol Ginesi” imiş. Tropik bir iklime sahip yıl boyunca sıcaklık 25 – 26oC,  rutubet insanı zaman zaman rahatsız ediyor.
  • Her Afrika ülkesi gibi Ekvator Ginesi’ne giderken sarı humma aşısı öneriliyor. Zaten bir defalık bu aşıyı olursanız en az 10 yıl  geçerli. Sıtma konusunda önceden ilaç almanızı hiç önermem. Yutacağınız her ilaç,  safra kese ve karaciğerinize çok zararlı. Zaten sıtmayı önleyici etkisi de sınırlı. Sadece titreme, yüksek ateş gibi sıtma belirtilerini dikkatli takip edin ve zamanında şüphelenip sıtma savaş kliniğine müracaat edin. Hemen parmaktan kan alıp, anlıyorlar. Sadece geç kalmaktan korkun.
  • Başkent Malabo’nun ana atarı okyanus ve liman boyunca devam eden Avenida de la Independencia !
  • Milli Park içinde Pico Basile, Pico Malabo ve Loreto ile Lago krater gölleri yürüyüş ve doğa sevenleri bekliyor. Bu yöre 50’nin üstünde bitki çeşidine de ev sahipliği yapıyor. Bilhassa ülkenin sembolü dev Ceiba Ağaçları görmeye değer. Yağmursuz dönemlerde binlerce kelebek iki yüze yakın kuş türüne rastlamak mümkün.
  • Bioko Adasının güneyindeki Moka Köyünde adanın doğal varlıklarını gelecek kuşaklara ulaştırmak amacı ile İspanyol bir ailenin Bask mimarisinde yaptırdığı bir bina bünyesinde “Yaban Hayatını Araştırma Merkezi” kurulmuş. Moka Köyü ve civarı ayrıca bir tarım merkezi. Köyün civarında iki bin yıllık Bubi krallarına ait mezarlar bulunuyor.
  • Güneydeki Ureca Plajının siyah kumlarına deniz kaplumbağaları yumurtalarını bırakıyor.
  • Ekvator Ginesi mutfağı yerli ile İspanyol karışımı ama öyle tipik değil.
  • Malabo’da Ekvator Ginesi Üniversitesi bulunuyor. Oraya “Coal” adlı eserimi hediye ettim.
  • Özellikle sabah güneş doğarken ve akşam batarken Malabo’nun ufkundaki iki dağ ziyaretçilere net ve etkileyici bir görüntü sunuyor.
  • Bir ara süpermarkete uğradım vallahi şaşırdım tüm alışveriş arabaları dolu ve içerisini çılgınca sürekli satın alan halk doldurmuş.
  • Kızları ve hanımları çok bakımlı ve makyajlı tüm Afrika’da olduğu gibi saç bakımına çok önem veriyorlar. Zaten her köşede bir berber dükkanı var.
  • Bir yabancı olarak soru sorunca önce size ters bir tavır takınıyorlar ama gülümser ve biraz da sabrederseniz hemen tavırları değişiyor.
  • Genellikle televizyonda İspanyol ile Fransız kanalları gösteriliyor.
  • Ekvator Ginesi 2011 yılında Afrika Birliği Zirvesi ve 2012 yılında Gabon’la beraber Afrika Uluslararası futbol şampiyonasına ev sahipliği yapmış.
  • Ekvator Ginesi, para birimi olarak Çad, Gabon, Kamerun, Kongo Cumhuriyeti, Orta Afrika Cumhuriyeti ile beraber Orta Afrika Frangı (CFA) kullanıyor. (1 Euro = 655 CFA idi.) (Ağustos 2019)
  • Özellikle yüksek kesimlerdeki çok kaliteli kakao üretimi kabileler arası rekabet yüzünden sekteye uğramış.
  • Komşusu Gabon’da da petrol bulundu. Ayrıca Gabon başta altın olmak üzere  minerallerce çok zengin. Muhtemelen Ekvator Ginesi’nde de bu mineraller var !
  • Summa Türk şirketi bu coğrafyada çok başarılı kutlarım. Sipopo modern yerleşiminde Kongre Merkezi ve AVM yapmış. Gerçi AVM şu an faal değil, çünkü konumu yanlış seçilmiş.
  • Ayrıca Sippo – Sofitel otelini bilhassa plajı ve konumu açısından tavsiye ederim. Kumlu plajı ve denizi yanında bir de özel adası var.
  • Sipopo yolu üzerinde gelecek konuklar için yanyana 52 villa yaptırılmış. Sayın Tayyip Bey 2014 yılında buraya geldiğinde bunların birinde kalmış.
  • Ekvator Ginesi’nin sembolü bayrağında bulunan dev ağaç “Ceiba” (kapok ağacı) vallahi tropik ormanlarda bulunan bir ağaç Dev gövdeli Ceiba Ağacı mayalardan başlayarak dünyanın her yerinde saygı görmüş. Allaha ulaşmanın yolunun Ceiba ağacının tepesinden geçtiğine inanılırmış. Şemsiye şeklinde olduğu için her türlü fırtınaya dayanmakta. Ekvator civarında tropikal ormanlarda görülür. Ekvator Ginesi Havayolunun adı da “Ceiba’dır”.
  • Bata ile Malabo arasında günde 3 sefer var, gidiş – dönüş uçak ücreti ortalama 120 dolar.
  • Malabo Hilton Oteli’nde elçiliğimizin desteği ile bir basın toplantısı yaptık. Ekvator Ginesi Milli televizyonu üç defa gösterdi.
  • Kaldığım otelin altında 7 masalı bir lokanta vardı. Masalar devamlı kurulu bekliyor hatta her masadaki vazolara orkide bile koymuşlardı. Vallahi dört gün kaldım, sık sık otele girdim, çıktım bir müşteri bile görmedim. Menüye baktım çok pahalı, otelin yeri hiç merkezi değil, mutfağı zaten dökülüyor, personeli suratsız mı suratsız. Niye müşteriler gelsinler ki? Bakalım acaba bu boş masaları hazır tutmaya ne kadar süre devam edecekler

Ekvator Ginesi bölümünü Afrika’nın çilekeş annelerine yazılmış bir metinle bitiriyorum.

ANNEME ! 
Zenci kadın, Afrikalı kadın, seni düşünüyorum, annem e y …
Ey Dâman, annem hey, sırtında sen taşıdın beni, sen emzirdin, ilk
adımlarımı sen attırdın, ilkin sen açtın gözlerimi yeryüzünün olağanüstülüklerine,
seni düşünüyorum…
Tarlaların kadını, ırmakların kadını, büyük ırmağın kadını, sen hey,
annem, seni düşünüyorum…
Ey Dâman, annem hey, gözyaşlarımı sen kurulardın, sen coştururdun
yüreğimi, sen katlanırdın yaramazlıklarıma sabırla, çocukken yanında
olmaktan hoşlanırdım, şimdi bile yanında bulunmaktan nasıl da
hoşlanacaktım!
Arı kadın, duru kadın, tevekküllü kadın, sen ey, annem, seni düşünüyorum…
Ey Dâman, büyük demirciler ailesinin Dâman’ı, büyük demirciler
ailesinin Dâman’ı, usum, düşüncem hep seninle ilgileniyor, her adımda,
senin düşünmen eşlik ediyor bana. Ey D âman, annem, şimdi bile, içtenliğinle,
sıcaklığınla olmaktan. Nasıl hoşlanacaktım, çocukken yanında
olmaktan…
Zenci kadın, Afrikalı kadın, sen ey, annem, sağol; benim için yaptığın
her şey için sağol, oğlun ne uzak sana, ne yakın sana oğlun!
Camaralaye (d. 1928), Türkçesi: İshak Yetiş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir