Binalar Müzesi: Astana

Bu coğrafyadaki ilk  yerleşim merkezinin eski adı “Akmola” imiş. Stalin, Alman toplama kamplarından kurtulan Rusları anavatana ihanet suçlaması ile burada öldürtmüş.   Eş ve çocukları ise Aizhin Kampında buğday tarlalarında çalıştırılmış. Akmola bu yüzden “Beyaz Mezar” anlamına geliyor.

            Kazakistan Devlet Başkanı Nursulstan Nazarbayev 1997 yılında başkenti bu topraklara taşıma kararı alınca kentin yeni adını Kazakçada “Başkent” anlamına gelen “Astana” koymuş. Eski Başkent olan Almaty,  Kırgız, Çin, Özbek ve Tacik sınırına yakın ve ülkenin en güneyine yer almaktaydı. Zaten az olan nüfusun güneyde toplanması elbette doğru değildi. Atatürkümüz de ülkemizin başkentini  aynı nedenle Ankara’ya taşımadı mı? Bu  değişikliğin  maliyetinin 20 milyar doları bulduğu söyleniyor. Ama Astana farklı mimari üslupların bir mozaiğini oluşturarak Asya’da yeni bir Dubai olma yolunda ilerliyor. Bu dünya kentinin yapılanmasında 50 bin kişi görev almış  ve çalışmalar hızla devam ediyor.  

            Ishim Nehri’ne  başını yaslayan Astana şiir ve şarkılarla özdeşleşmiş, aynı zamanda dünya dinlerinin buluşma noktası. Ünlü mimar Norman Foster’in piramit binası dinler arası hoşgörüyü simgeliyor. Evet, Astana’yı gezerken birçok bina, meydan, park sizi şaşırtacak, bir anda kendinizi “Alis Harikalar Diyarında” hissedeceksiniz. Dünyanın en uzun üçüncü bayrak direği de bu kentte.

            Başkentte dolaşıyorum, Kazaklar gezinmeyi, şık ve frapan giyinmeyi, eğlenmeyi, sigara ve içki içmeyi, kısaca keyfi pek seviyor. Süpermarketlerde içkiye ayrılan geniş bölümler bunun  tipik bir göstergesi.  Tatil günlerini çok iyi değerlendiriyorlar. Sokakta bir kazak gencinin mırıldandığı mısralarına kulak kabartıyorum.

At ile gittim.

Uçak ile geldim

Çekik gözlü gittim

Çakır gözlü geldim

            Yurta (Çadır) şeklindeki binası ile dikkati çeken “Kazakistan Müzesi’nde” bu coğrafyanın tarihini bulacaksınız.

            Duman Eğlence Merkezi okyanuslardan en uzak coğrafyada kurulmuş akvaryumu ile iftihar ediyor. Yine aynı Duman Merkezi’nde bulunan 5D olarak nitelenen sinemada ise bir gözlük takıp araba ve uçaklarla size heyecan yaşatıyorlar. Hatta üzerinize su bile sıkılıyor. İster inanın ister inanmayın, Duman Binası’nın içinde Çin Seddi’nin, New York’taki Özgürlük Anıtı’nın bile taklitleri var.

            Tam 97 metre uzunluğundaki Bayterek Kulesi,  bir eksen üzerinde yer alan bir dizi dikkat çekici yapının  en gösterişlisi.  Kazak halkının benimsediği yeni yaşam biçimini simgeliyor. Devlet Başkanı’nın sağ elinin izine kazaklar tek tek ellerini sokup fotoğraf çektiriyorlar. Kulenin üzerinden kentin tüm sınırlarını kuşbakışı seyretmek mümkün. Green Water Bulvarında yer alan Bayterek Kulesi’nin çevresi kırmızı plastik sandalyeli ilginç çayhanelerle kuşatılmış. Ayrıca efsanevi Simurg  Kuşu’nun  yumurtasını simgeleyen koyu renkli bina da bu civarda.

            Geleceğin şehri Astana’da araba bol, ancak arabalarda sadece 1-2 yolcu var. Geniş ve planlı caddelere rağmen trafik tıkanıyor. Bu yeni kentte yağmur yağınca  su sokaklarda birikip trafiğin akmasını engelliyor. 

            Başkentin en gösterişli büyükelçiliği bize ait. Türk elçiliği lojmanları ile çok geniş bir alanı kaplıyor. Hemen yanında Rus Büyükelçiliği yer alıyor. Benim gibi Maarif Koleji mezunu değerli Büyükelçimiz,  Lale Ülker Hanım ile tanışmak beni ayrıca mutlu etti.

            Yine farklı mimarisi ve mavi rengi ile dikkati çeken dev Spor Salonunu da  görün derim. Uçaktan görünüşü çok daha ilgi çekici imiş.

            Atameken, Kazakistan topraklarında yer alan  bazı önemli eserlerin maketlerini içeriyor, 1,7 hektar alana kurulan bu parkta 200’e yakın eser var. Ama doğrusu İstanbul Miniatürk ile karşılaştırılınca çok sönük kalıyor.

            100 metrelik Kazak Eli Anıtı üzerindeki Simurg Mitolojik Kuş Heykeli ise Kazak halkını simgeliyormuş.

            Astana şehrinin binalarının büyük bölümünün inşaatını Türk şirketlerinin üstlendiğini de hatırlatayım. Eğitimde başarılara imza atan  34 Türk Koleji tüm Kazakistan’a yayılmış  bulunuyor.

            Başkent Astana’da bir park içinde Atatürk’ümüzün Şili’de olduğu gibi  bir büstü değil, titizlikle hazırlanmış güzel bir heykeli var.

            Kışın ısının –20 derecelere düştüğü başkentte  serbest bölge için  özel bir arazi ayırmış ve yatırımcılar bekleniyor.

            Astana Valisi, sokaklara içki şişesi atanlara, kapalı alanlarda sigara içenlere, hızlı araç kullananlara ciddi bir savaş açmış. Çok da başarılı olduğu söyleniyor.

            Shatry Kazak yörenin geleneğini yansıtan koskoca bir saydam çadır. Nerede ise 10 futbol stadyumu genişliğinde. Onu da bir Türk firması inşa etmiş. İçinde mini golf sahası, plaj, kayıklar ve tabii çok sayıda dükkan var.

            Gemi şeklindeki  bir opera binası ve bir kale duvarı görünümündeki yanyana bir dizi bakanlıklara ait binalar yine dikkati çekiyor.

            Eğer Astana’nın dışına gitmek isterseniz Kulager Çiftlik Evi, göl ve bataklıkları ile step ikliminin doğal yaşam alanı sizi bekliyor.  

Kısa  Kısa Kazakistan

  • Genellikle inşaatlarda disiplinli Özbek işçiler çalıştırılıyor.
  • Bu geniş coğrafyada 50 bin civarında Türk yaşamakta imiş.
  • Kazak mutfağına et ve balık hakim. Özellikle de “at eti”. Kurtlardan sonra en fazla eti Kazaklar yermiş.
  • Kazakistan’a giriş yaptıktan sonra beş gün içinde polise müracaat etmeniz gerekiyor. Eğer otelde kalıyorsanız bu işi zaten otel yönetimi yapmak zorunda. Beş günden az kalıyorsanız bu işleme gerek yok.
  • Bir ENKA – Koç Ortaklığı ile kurulan Kazakistan’daki Ramstore Mağazaları’nın işletme hakkı daha sonra satılmış.
  • Kazaklar genellikle sessiz ve hatta bilgisizler. Kendilerine bir soru yöneltilince şaşırıyorlar.
  • Rahat ve lüzumsuz yere çok kolay para harcıyorlar. Maalesef sofralarında çok israf var. Yemek masasına  yiyecek ile dolu tabaklar diziliyor. Arkadan da 4 tabak ana yemek daha servis ediliyor. Ama en azından düğünlerde artan yemekleri paket yapıp evlerine götürüyorlar.
  • Kazak halkı makyajı çok seviyor. Hatta erkekleri bile renkli lens takıyor.
  • Bu coğrafyada  bir senedir kapalı alanlarda sigara kesinlikle yasak!
  • Kazakların ortalama % 70’i Türkiye’yi ziyaret etmiş.
  • Zenginleşen kesim genellikle Kazakların bilinen sülale veya soyundan gelenler imiş.
  • Devlet Başkanı Sayın Nursultan Nazarbayev’in doğum günü olan 6 Temmuz Astana’nın doğum günü olarak geniş bir program içinde kutlanıyor. Hatta o gün Astana’da tatil ilan ediliyor.
  • Kazakistan aynı zamanda dünyanın en fazla buğday üreten üçüncü ülkesi konumunda!
  • Astana Havayolları düzgün hizmet anlayışı ile gezginlerden artı puan topluyor.
  • Daha önceki anlaşmalar gereği şu anda  Rusya,  Kazak petrolünü ucuz bir fiyata satın alıyormuş. Ama bu mukavelenin süresi bitince bu coğrafyaya daha fazla para yağacak.
  • Kazakistan topraklarının % 20’si Avrupa kıtasında bulunduğu için kendini Avrupalı kabul ediyor. Ülkenin güneyindeki Hazar Denizi kıyıları 230 kilometreyi buluyor.
  • Kazakistan’da kişi başına gelir 9000 doları buluyor.
  • Kazakistan dünyanın bir numaralı Uranyum üreticisi. Ayrıca bildiğiniz gibi petrol var, doğal gaz var, kaliteli kömür var. Bakır, çinko ve selenyum var. Daha doğrusu her türlü yeraltı zenginliğine sahip. Madencilik, ihracatında çok önemli yer tutuyor.
  • Göçebe olan  Kazaklar kışın kışlav ve yazın Çaylav olarak adlandırdıkları yurtlarda kalıyorlar.
  • Dünyanın ikinci büyük uzay merkezi olan ve Sovyetler Döneminde kurulan Baykonur’da Kazakistan sınırları içinde yer alıyor.
  • 2013 yılında resmi yazışmalar Rusça yerine artık Kazakça yapılması planlanmış.
  • Kruşçev Döneminde yapılan çalışmalar sonucu çabuk ve ucuza imal edilen asansörsüz beş katlı çirkin beton binalar artık yıkılıyor veya ön cepheleri yenileniyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir