BELARUS GÖZ KIRPIYOR

Belarus Avrupa’da Polonya, Letonya, Rusya, Litvanya ve Ukrayna arasına sıkışmış fazla dikkat çekmeyen, Nazi dehşetini iliklerine kadar yaşamış, Sovyetlerin önemli bir endüstri merkezi olmuş  sessiz ve dümdüz bir ülke. Doğu ile batı, kuzey ile güney doğrultusunda stratejik bir öneme sahip.

Igor Minsk’in Nazalezhasti Bulvarı’ndaki ayakkabıcı dükkanına girer. Bir ayakkabı almak ister. Tezgahtarın raflardan indirdiği ayakkabıları dener. Ancak hiçbirini beğenmez. O kadar çok ayakkabı giyip çıkarmıştır ki, tezgahtarda ayakta duracak hal kalmamıştı. Igor:

  • Başka ayakkabınız yok mu?

Tezgahtar:

  • Aman efendim daha ne olsun ? Etrafınız ayakkabı ile doldu. Bir tane beğenemediniz mi?
  • Siz de halden hiç anlamıyorsunuz? Ardaşımla buluşmama daha yarım saat var. Bu zamanı nasıl geçireceğim?

Başkent Minsk Nazilerce tamamen yakılıp yıkılınca Rusların yardımı ile küllerinden tekrar doğmuş. Toplam 3 milyon kişi ölmüş. Ve 1974 yılında Almanlara karşı cesurca direnmesi nedeniyle “Kahraman Şehir” ilan edilmiş.

On beş yıl sonra tekrar  Minsk’i ziyaret ettim. Çok ama çok farklı bir kentle karşılaştım. Geniş bulvarları, yan yana sıralanmış Stalin dönemi sarı taş binaları, bol yeşil alanları ve parkları,  Dünyanın en uzun caddelerinden 15 kilometrelik Bağımsızlık Caddesi (Praspect Nezalezhasti), çok sayıda ufak-büyük müzeleri, temiz havası, operası, tiyatroları, şirin kahveleri ve yapay gölleri ile beni bir anda sardı sarmaladı, esir aldı, Minsk artık “benim şehrim” oldu.

Svislach Nehri ile kucaklaşan Minsk hiçbir zaman turist çeken bir kent olamamış. Ancak meraklıları ziyaret ediyor.  

Minsk 1067 yılında kurulmuş ve sık sık da istilaya uğramış.

1505 yılında Tatarlar,

1812 yılında Napolyon ve Fransızlar,

1918 yılında Almanya,

1920 Polonyalılar ve Son olarak II. Dünya Savaşında Nazi Almanya’sının milyonlarca kişinin ölümüne neden olacak Polonya’dan başlayan askeri harekatı.

Sonuçta bu ülkede tam olarak 250 esir kampı kurulmuş. Almanların en büyük esir kampı “Trostenets” de burada.

Size kısa kısa notlar halinde Minsk’i tanıtmak isterim.  

  • Ulusal Bale ve Opera Binası (1933)  görülmeli. Bu bina müzikallerden dramalara, operadan baleye kadar bir çok ihtişamlı gösteriye ev sahipliği yapıyor.
  • Azize Simon ve Helena Kilisesi ise yaşanmış bir trajediden yola çıkarak ilginç mimarisi ile tuğladan inşa edilmiş.
  • Trinity kiremit çatılı dar sokakları, Sovyet dönemi iki katlı bahçeli evleri ve küçük meydanlarındaki butik kahveleri ile görülesi bir mahalle. Trinity’nin Pazarı  da oldukça ünlü!
  • Aziz Petrus ve Paulus Kilisesi (1613) kentin en eski kilisesi.
  • Devasa bir elmasa benzetilen “Milli Kütüphane” binası zaten hemen dikkatinizi çekecektir. Dünyanın en büyük hacimli kütüphanelerinden biri kabul ediliyor.
  • Tam 38 metrelik granitten Zafer Anıtının (1954) tepesinde 3 metrelik şeref madalyası yerleştirilmiş. Yanıbaşındaki “Sonsuz Ateş” dikkat çekiyor.
  • Merkez Tren İstasyonu ilk olarak 1873 yılında ahşap inşa edilmiş. Yıkılınca 1890’da taştan tekrar yapılmış. En son olarak 2002 yılında bugünkü modern tren garı tamamlanmış muhakkak görün.
  • Metrosu iki hattan oluşuyor, oldukça eski ama elektrikli sarı otobüsleri doğrusu çok çağdaş.
  • Moskova’da olduğu gibi burada da bir “Gum” (AVM) var.  AVM’leri hiç sevmem.
  • Belarus Ulusal Sanat Müzesi’nde (1939) Belarus dışında Rus sanatçıların da farklı eserlerini  15 farklı salonda bulacaksınız.
  • Gösterişli binası ile “Savaş Tarihi Müzesi” (1943), Nazilere karşı direnen Partizanların yaşamını, Kızıl Ordu da Beyaz Rus Askerlerinin hikayelerine, uniformalar, silahlar, toplar, tanklar, fotoğraflar, belgeler ve yayınlar eşliğinde 24 farklı salonda şahit olacaksınız. Ana tema “Belarus yaşar ve savaşır”
  • Ama Minsk’in en çok ziyaret edilen noktası şüphesiz yapay göl üzerindeki Gözyaşı Adasına yerleştirilen özel “anıt”. Burada özellikle 1980 Afganistan savaşından dönmeyen askerlerin gözü yaşlı anneleri, eşleri ve kız kardeşleri işlenmiş. 1979 – 1988 yılları arasında hayatını kaybeden 700 Belarus askerinin isimleri tek tek siyah duvara işlenmiş. Buradaki ağlayan Melek Heykeline para atan gelinlerin mutlu olacağına inanılmış.
  • Merkez Tren İstasyonun karşısından Şehir Turu (City Tour) otobüsleri kalkıyor, ücreti ise 15 dolar idi.
  • Kentin en ünlü parkları ise Maksim Gorki ile Loshitsa !
  • Başkentin en gösterişli, zarif ve güzel yapılarından biri de “Kutsal Ruh Katedrali” (1633 – 1642). Burası arşivinde yer aldığı Bernandine Manastırı olarak da kullanılmış.
  • Zarif Belediye Sarayı (1582) kentin tarihine ışık tutan bir müzeye sahip.
  • Botanik Bahçesi (1932) 15 binden fazla türe ev sahipliği ediyor. Ortasında bir de gölet var. Özellikle yazın gezmeniz tavsiye edilir.   

            Belarus asıllı şair “Aleksandr Blok” bakın sanatçıyı, “sanatçı” adlı şiirinde nasıl tanımlamış.

Sabırlı akışında saat ebediyeti taşır şimdi.

Durmadan genişler aydınlık, sesler ve hareketler.

Coşkuyla dolu geçmiş, geleceği seyreder…

Şimdiki zaman ve tüm acımsayışlar çoktan uçup gitti.

Ve, yeni ruhla bilinmedik güçlerin

Kendi kendilerini yarattığı son uçta

Melûn bir gökgürültüsüdür kaplar tüm varlığımı:

Yaratıcı düşünceyi zorlayıp devirmekteyim.

Soğuk bir kafese kapatır bu doğan küçük kuşu

Çeker giderim işte, bu kuş hürriyet kuşu,

Ölümü bizden uzaklaştırmak isteyen ve sadece

Ruhu kurtarmak özlemiyle durmadan uçan kuş bu.

Kısa Kısa Belarus

  • Rusya ile Belarus arasında sınır yok. Geçiş serbest, zaten çok sayıda Belarus vatandaşı Rusya’da çalışıyor.
  • Belarus’un ayrı bir lisanı var ama aslında Rusça daha yaygın kullanılıyor.
  • Belarus Rublesi, Rus Rublesi’nden daha kıymetli, bir Amerikan doları ortalama iki Belarus Rublesi idi. (2019)
  • İngilizce bilenler daha çok genç nesil, yaşlılar ile anlaşmak inanın zor oluyor.
  • Dümdüz olan ülkenin % 45’i zaten ormanlık. Ağırlık olarak küme küme çam ve kayın ağaçları göze çarpıyor.
  • Halkın yüzde yüzü eğitilmiş, nazik ve saygılı bir toplum.
  • Suç oranı çok düşük, gece 03’te bile bir hanım rahatça sokaklarda dolaşır. Etrafta pek polis göremezsiniz,  ama bu arada cezalar da caydırıcı
  • Türkiye ile Belarus aynı saat diliminde,  saat farkı yok.
  • Avrupa’da denize sahili olmayan ender ülkelerden birisi “Belarus.” O yüzden başkent Minks’in  merkezine kocaman yapay bir göl hazırlanmış.
  • Minks dışında önemli kentleri Brest, Vitebsk ve Gomel, elbette ufak kentlerinde yaşam daha kolay ve daha da ucuz. Türk öğrenciler  de bu kentlerin üniversitelerini tercih ediyormuş.
  • Bu ülke Türklere vize uygulamıyor. (2019 Aralık)
  • Belarus ayrıca dünyanın en güzel kadınlarının vatanı olarak da ün yapmış !
  • Belarus’un mutfağının öne çıkanları, patates, mantar ve kabak çorbası, domuz etinden yapılan “Maçanka”, Sığır etinden hazırlanan “Zreni Sorisi”,  “Babka” ise bir çeşit patates yemeği.
  • “Kvas” ise çavdar ekmeğinin mayalanması ile evlerde hazırlanan bir çeşit içki. Elbette ülkede en çok tüketilen içki “Vodka”
  • Başkentin 30 kilometre dışında bulunan Stalin Hattını gezerken kendinizi birden İkinci Dünya  Savaşının içinde buluyorsunuz. Dönemin savaş uçakları, tank ve toplar arasında gezinirken ilginç bir partizan müziği size eşlik ediyor.
  • Ülkenin ismi niye “Belarus” diye sorarsanız. Farklı rivayetler var. Birincisi ülkenin milli sembollerinden birinin “beyaz leylek” olması. Diğeri ise Rus Çarlığı döneminde Belarus askerlerinin oluşturduğu orduya “Beyaz Ordu” denilmesi. Ama halk kendilerinin  “Rus” olarak anılmasından mutlu mu,  onu bilemem !
  • Karasal iklimin sürdüğü bu coğrafyada kışlar dondurucu soğuklara şahitlik eder; sıcaklık -15oC’ye kadar düşer.
  • Minks’te Türkmen, Tatar ve Kazak ağırlıklı 100 bin Müslüman yaşamakta. XV. yüzyılda ilk olarak ahşap olarak inşa edilen Tatar Cami 1962 yılında yıkılmış. Türkiye Diyanet Vakfı’nın desteği ile 2016 yılında tamamlanan, konferans salonları da eklenen yeni caminin açılışını Cumhurbaşkanımız Sayın Tayyip Erdoğan gerçekleştirdi.
  • Belarus, Avrupa ile Rus kültüründen hareketle kendine has bir sentez oluşturmuş.
  • Minsk’te ulaşım, metro, tramvay, otobüs ve troleybüs ile sabah 05 ile gece 01 arası kesintisiz sağlanıyor.
  • Belarus’ta Nobel İlaç, Life – Telekom, Efes ve Rönesans gibi Türk şirketleri halen faal. (2019)
  • Minsk Elçiliğimize kayıtlı 600  Türk bulunmakta !
  • Petrolü yok, benzini Rusya’dan alıyor.
  • Ortalama devlet memuru maaşları oldukça düşük, ayda 200 dolar civarı imiş !
  • Devlet Başkanı “Lukaschenko” subay kökenli, tarih hocası ve bir tarım ekonomisti. 65 yaşında (2019) ve 1994’ten beri Devlet Başkanlığı görevini başarı ile sürdürüyor.
  • Türk Elçiliği binası ve rezidansı kiralık, ama arsamız hazır. Zamanında iyi ki bu arsa alınmış, elçilik binası ileride burada inşa edilecek. Zarif, bilgili ve herkes tarafından çok sevilen Büyükelçimiz Nilvana Darama’ya ben de çok teşekkür etmek isterim. Maalesef buradaki görev süresi doluyordu. (Aralık 2019) Ayrıca Ataşe Tolga Bey ve Tatiana Hanım da çok yardımcı oldular.  Dört gün içinde Baranovichi Devlet Üniversitesi’nde kalabalık bir öğretim üyesi ve öğrenciye konferans verdim. Ayrıca Mulberry Kulüp de Belarus işkadınlarına İngilizce hitap ettim. Bu arada inanılmaz soğuğa rağmen elbette bol da gezindim. Sayın Hanımefendi, Benimle Albay Tuncel Doğan ile eşini rezidansta ağırladı.
  • Çernobil faciasından Belarus halkının da etkilendiği söyleniyor.
  • Belarus’da kadınların sayısı erkeklerden çok fazla !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir