Balina Katliamı ile Gündeme Gelen Faroe Adaları

Bin yıllık tarihi ile övünen Faroe Adaları’nın insanlarının kaderi suyla sınırlıdır. 18 adanın hangisine giderseniz gidin sudan ancak 4-5 kilometre uzaklaşabilirsiniz. Su her şekilde size ulaşır ve şiddetli rüzgârla etrafa yayılır. Bazen sağanak, bazen sis, bazen pus, bazen buz, bazen kar şeklinde. Ayrıca bu coğrafyada yılda 280 gün yağış vardır. Adalar adeta su üstünde yüzer. Dünyanın en temiz havası buradadır.

            İrlandalı tanınmış Şair G. Minervo Dottir bu adalar hakkında şöyle yazmış: “Burası sanki okyanusun dibi.” Faroe kökenli şair H. A. Djurhuus (1883 – 1951) okyanusa derin derin bakıp şöyle demiş: “Şimdi artık şarkı söyle, mücadeleni anlat, coşkunu anlat.”

            Zıtlıklar toprağı Faroe göğsünü denize açtı. Gizli dip kayaları ile adalar arası şiddetli akıntılar gemileri batırdı. Su ise vadilerden, yamaçlardan, falezlerden çılgınlarca aktı.

            Faroe Adaları geleneksel dik eğimli damları çimle kaplı ahşap evlerin, kızgın bulutların, volkanik bazalt kayaların, vahşi yaşamın, kurutulmuş balığın, terk edilmişliğin, koyunların, yamaçların, yat limanlarının, balık çiftliklerinin, uzun tünellerin coğrafyasıdır.

            Faroe Adaları, senede birkaç kez dünya gündemine maalesef kanlı sahnelerle geliyor. Tüm ülkeler bu vahşeti lanetliyor ama Viking soyundan gelen adalıların vazgeçmeye hiç niyetleri yok. 300 yıldır Kuzey Atlantik’te teknoloji ile takip edilen pilot balinaları geniş bir sahile doğru sürüklenip orada halkın katılımı, özel bıçak ve kancalarla gaddarca öldürülüyorlar. Tüm sahil kan gölü oluyor. Sadece 1901 – 1924 ve 1927 yıllarında aşırı sis ve dalga yüzünden bu işi becerememişler. 5 Ekim 1940 tarihinde tam 1200 adet balina öldürülmüş. Her yıl ortalama 800 adet pilot balinası ekosistemden uzaklaştırılıyor. Sonra bu vahşete katılanlar marifetmiş gibi isimlerini yazdırıyor ve balina eti aralarında pay ediliyor. Sanki ihtiyaçları var. Danimarka, dünyanın en varlıklı ülkeleri arasında yer alıyor. Son yıllarda balina etinde aşırı cıva çıkıyormuş. Bu da masumların dünyanın en tehlikeli yaratığından intikamı olmalı.

            Orada bir eylem yaptım. Elimde bir yazı ile rıhtımda bekledim. Gelen geçen okudu. Şöyle yazıyordu: “Pilot balinaları, insan türünden nefret etmekte haklısınız.” Bu arada yaptığım görüşmelerde Faroe halkının yarısının bu katliama karşı olduğunu öğrendim. O zaman niye devam ediyor?

Kısa Kısa Faroe Adaları:

  • Britanya, İzlanda ve İskandinavya Yarımadası üçgeninin ortasında yer alan Faroe Adaları özerk bir statüye sahiptir. Dışişlerinde Danimarka’ya bağlı olsa da kendi parlamentosu, kendi kâğıt parası, kendi bayrağı, kendi başbakanı vardır. Ancak parası Danimarka ile aynı değerde olsa da Faroe parası Danimarka’da geçmez. Faroe’nin metal parası ise bulunmamakta.
  • Bayrağında beyaz, adaların temiz havasını ve hiç durmayan dalgaların köpüğünü; kırmızı, İskandinav hacını; mavi ise geleneksel şapkasının rengini simgeler.
  • Yokuşları, şiddetli rüzgârı ve sürekli yağış bu adada bisiklet kullanımını engelliyor.
  • Vikinglerden bu güne ulaşan bir gelenekle adaların en popüler sporu “kürektir”.
  • Adanın halkı otostopa pek sıcak bakmıyor. Gezi arkadaşım Selman’la (Arınç) bekledik. Yarım saat içinde bir araç bile durmadı. Oysaki bu adada suçtan korkmaları manasız.
  • Başta renkli gagalı puffin, milli kuşları beyaz gövdeli ve kırmızı gagalı Tjaldur olmak üzere adalar bir kuş cenneti olarak biliniyor.
  • Halkının üçte biri başkent Tosrshavn ve civarına yerleşmiş. Torshavn dünyanın en küçük başkentidir. Torshavn’ın karşısındaki Nolsoy Adası’na başkentten sık sık feribot kalkıyor.
  • Adalarda 70 bin koyun olduğu tahmin ediliyor. Koyunlar siyah, beyaz veya bu iki rengin harika karışımları. Örneğin sadece başı ve kuyruğu siyah bir yavrucuk.
  • Ada halkı için denize açılmak bir zorunluluktu. Zaten ihracatının %90’ını deniz ürünleri oluşturuyor. Diğer Avrupa ülkelerini denizlerinde avlandırmamak için Avrupa Birliği’ne girmediler. İkinci gelir kaynakları ise turizm.
  • Norveç Kralı Olav’ı çok sevip sayıyorlar. Onun adına her yıl Olavsoka Festivali kutlanıyor.
  • İkinci Dünya Savaşı sırasında 5 yıl Faroe Adaları’nı Almanlara karşı savunmak için İngilizler işgal etti.
  • Adanın ikinci büyük kenti Bondoy Adası’ndaki Klaksvik yerleşim merkezidir.
  • Dağ, doğa, su ve acılardan ilham alan Eivør Pálsdóttir bu coğrafyanın en ünlü sanatçısıdır. Tyr grubu ise adada hard rock müziğini temsil eder.
  • Faroe Adaları’nın zincir dansı çok popülerdir.
  • Faroe Üniversitesi’nde edebiyat, tarih, biyoloji, jeofizik ve denizcilik dalları bulunur. Ama öğrencilerin çoğu eğitim için Danimarka’yı tercih ediyor.
  • Vestmanna Kasabası’ndan sabahları motorla mağara ve kuş falezleri gezisi yapılıyor. Değer mi bilmem. Hediyesi 190 kron.
  • Yazın bu coğrafyada hava bir türlü kararmaz, hep gündüzün aydınlığını yaşarsınız.
  • Hele hava güzelse yazın gençlerin çılgın partileri sokaklarda, meydanlarda sabaha kadar devam eder.
  • Halkı çok sakindir. Pek girişken değiller ancak içince ne yapacakları belli olmuyor!
  • Burada iki gece kaldığım Torshavn Oteli 1923 yılında hizmete girmiş. Asansörü ahşap ve kapısı çok ilginçti.
  • Adalar halkının %50’si Faroe’nin tamamen Danimarka’dan kopup bağımsız olmasını istiyormuş. Bu konu hâlen adalarda tartışılmakta.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir