Cumalıkızık

Cumalıkızık

Lev Tolstoy, bütün muhteşem şeyler iki şekilde başlar demiş; ya insan seyahate çıkar, ya da şehre yeni birisi gelir. O zaman haydi seyahate… 

Cumalıkızık, Türkiye’nin Bursa ilinin Yıldırım ilçesine bağlı bir mahalle. Bursa şehir merkezine 11 kilometre ve ulaşım ortalama 20 dakika. Uludağ’ın kuzey eteklerinde kurulmuş ve hâlen yaşayan beş Kızık köyünden biri.

Osmanlı kırsal mimarisinin en görkemli köy yerleşimlerinden biri olarak günümüze kadar gelmeyi başaran Cumalıkızık, 700 yıllık bir vakıf köyü. 1339 tarihli Orhan Vakfiyesi’ne göre Kızık köyleri imaret için vakfedilmiş. Kızık’lar 24 Oğuz boyundan biri. 1303 yılında, Bursa yöresi tekfurlarını yenen, Orhan Gazi, Kestel’i fethedince, yöre Türkmenlere açılmış.

Cumalıkızık, geleneksel Osmanlı mimarisine göre şekillenmiş, özgün sivil mimarlık örnekleri olan evlerin organik sokak dokusu ve anıtsal yapılarla bütünleştiği önemli bir kültür mirası. İçlerinde yaşamların sürdüğü evleriyle adeta bir açık hava müzesi olan Cumalıkızık; tarihi, doğal ve kültürel değerleriyle UNESCO dünya tarihi mirası listesinde. Osmanlı döneminde Uludağ’ın etekleri ile vadiler arasında sıkışıp kalan köylere “kızık” adı verilmiş. Diğer kızık köylerinde yaşayanların, Cuma namazı için toplandığı yer olduğundan bu köy Cumalıkızık adıyla anılmış. Kızık köylerinden yalnızca Cumalıkızık, Hamamlıkızık, Derekızık, Değirmenlikızık ve Fidyekızık bugüne kadar gelebilmiş. Ancak Cumalıkızık dışındakiler özgün dokularını koruyamamış. Cumalıkızık Köyü’nde bulunan 270 dolayındaki evin yüzde 60’ında halen oturulmakta. Tescilli yapı sayısı 133, bunlardan ikisi anıtsal yapı (cami ve hamam), 128’ i de sivil mimarlık örneği yapı. Ayrıca köy meydanında tescili yapılmış iki anıtsal çınar ve caminin doğusunda bir çeşme var. Geleneksel Osmanlı yerleşmelerinde gözlemlenen cami, köy kahvesi ve ulu çınar üçlemesinin oluşturduğu merkez Cumalıkızık’ta da görülmekte.

Topografyaya göre şekillenmiş organik sokak dokusunu oluşturan yapılar bölgenin karakteristik özelliklerine göre tasarlanmış. Bu nedenle her sivil mimari yapı örneği diğerinden farklı. Bu farklılık da köy dokusunu zenginleştirmiş. Yassı taş döşemeli dar sokakların orta kısımları, yağışlı günlerde suyun akıp gitmesi için sokak hafif çukur bir kanal haline sokulmuş. Bu özellik köyün özgün yapısının bir parçası. Zemini taş döşeli sokağın, ortasında yer alan eğimli yüzey, saçaklardan gelen yağmur suyunu evlerin cephesinden uzaklaştırmanın yanı sıra, köyün en üst noktasında yer alan kaynaktan, suyun bilinçli bir şekilde dağıtımında da kullanılmakta. Bahçe sulamada kullanılan bu su düzeneği, köyün yaz aylarında serinlemesine de yardımcı olmakta!

Cumalıkızık

İnsan psikolojisi üzerinde rahatlama yaratan su kullanımı, doğal ekolojik dengenin bir yaşam döngüsü olarak kazanımında önemli rol oynamış. Köyde iki kişinin yan yana yürümesinin mümkün olamayacağı darlıkta sokaklara da rastlanır. Sokaklar belli bir plan göstermez. Yapılışları, eğimli köy arazisine uygun olup, bazı sokaklar bu nedenle “çıkmaz” nitelikte. Ünlü “Cumalıkızık evleri” moloz taş, ahşap ve kerpiçten yapılmış ve genel olarak da üç katlı tasarlanmış. Üst katlardaki pencereleri kafesli ve cumbalı olan evler, dışarıdan içerisi görülmeyecek şekilde inşa edilmiş. Serin taş avlulara açılan, iki kanatlı ceviz kapıların üstündeki dövme demirden yapılan kulp ve tokmaklar dikkat çekici. Evlere giriş genellikle hayat denilen bölümden olup burası en çok kullanılan mekan. Bu mekanda, tarımsal ürünlerin depolanmasından, ayrılması ve bakımına, yakacak malzemenin istiflenmesinden, düğün yapılmasına kadar pek çok işte yararlanılmış. Hayat bölümünden geçilen iç avludaki fırında ekmek, börek ve çörek pişirilirmiş. Şaraphane denilen ahşap tekneler de üzümler sıkılır, kazanlar da pekmezler kaynatılırmış. Çamaşırlar bura da yıkanır ve kurutulurmuş. Zemin kısmında mutfak, tuvalet, ahır, kümes, ocak ve fırınların yer aldığı Cumalıkızık evlerin de yüksekliği az olan bir kat, kışlık olarak ayrılmış. Burada yatak odaları, oturma odaları, banyo ve ocaklar yer almış. Üç katlı olan Cumalıkızık evlerin de ikinci kat ise yazlık olarak ayrılmış. Bu katta odalar, eyvan, seki ve sedirler değişik tipteki sofalar da sıralanmışlar. Üst katta ise baş oda denilen minderli yastıklı, seki ve sedirlerin bulunduğu rahat oturmaya elverişli odalar yer almakta. Evlerin ısınması ocaklarla sağlanmış. Bu ocakların son derece güzel işlenmiş olanları var. Çatıların üzeri alaturka kiremitlerle kaplı, çatılar genellikle dört meyilli, bazen iki meyilli. Saçaklar oldukça dışa çıkık. Duvarlarda bağdadi arasında kerpiç ve çamur sıva görülür. Evler sarı, beyaz, mor ve mavi renklerde boyanmış.

Cumalıkızık’ın güneydoğusunda Uludağ eteklerindeki “Ihlamurcu” mevkiinde 1969 yılında tespit edilen Bizans devrine ait kilise kalıntısı köyün tarihinin daha da eski olduğuna dair önemli bir işaret. Kilise kalıntıları Bursa Arkeoloji Müzesi’ne nakledilmiş. Ahşap işleri ile bezeli köyün camisi, caminin yanındaki Zekiye Hatun Çeşmesi ve tek kubbeli hamam, Osmanlı devrinden kalma. 1992 yılında açılan Cumalıkızık Etnografya Müzesi ve Sanat Evi köy meydanın da.

Cumalıkızık’ta köyün geçmişine ışık tutan, köyde yaşayan halk tarafından bağışlanan 18,19 ve 20. yüzyıllara ait çeşitli eşyaların sergilendiği Etnografya Müzesi bulunmakta, müzede, Osmanlı Sultanı Orhan Gazi’nin köye verdiği bir berat da var. Bahçesin de at arabaları, dibek taşı, yalak, üzüm çiğneme teknesi gibi nesneler, müzenin içinde ev eşyaları, mutfak eşyaları, aydınlatma ve ısınma araçları, av malzemeleri, Uludağ’da bir zamanlar sürüler halinde yaşayan geyiklerden kalma dev geyik boynuzu, semerler sergileniyor. Son yıllarda tarihi dokusu nedeniyle ve sık sık dizi ve film çekimlerine de sahne olan köy, ilgi çeken ve ziyaret edilen bir “turizm merkezi” haline gelmiş. Restore edilen birçok ev; lokanta, çay bahçesi ve butik otele dönüştürülürken, köyün geleneksel ürünleri meydana kurulan tezgahlar da sosyoekonomik yaşam içinde önemli bir yere sahip olan kadınlar tarafından ziyaretçilere sunulmakta. Tamamen doğal ürünlerden oluşan Cumalıkızık köy kahvaltısı, gözleme, ahududu, böğürtlen ve bunlardan yapılan reçellerle, tarhana ve köy eriştesi meşhur. Her yıl haziran ayında yapılan “Ahududu Şenliği” de büyük ilgi görmekte.                                                          Keyifli gezmeler…

Ulaşım

1. yol: Bursa Kent meydanından kalkan Cumalıkızık minibüsleriyle doğrudan köye ulaşılabilirsiniz.

2. yol: Bursa’nın birçok noktasında durağı olan metroya binerek Cumalıkızık-Değirmenönü durağında inebilir ve minibüsle aktarma yaparak 5 dakika içerisinde köye ulaşabilirsiniz.

3. yol: Özel araçla Ankara yolu istikametinden Cumalıkızık yönlendirmeleriyle de köye ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir