Puglia

Bir İtalyan Gecesi Rüyası – Polignano A Mare

İtalya denildiği zaman akla Roma, Floransa, Venedik gelir. Ancak bu belirttiğim tarihi mekanlar muhteşem yerler olsa da turizm ve tüketim ekonomisinden payını almış, hem pahalı hem de aşırı kalabalık noktalardır. Bugün sizlere aktarmak istediğim yer ise yukarıda belirttiğim özelliklerin tam karşıtıdır.

İtalya’yı bir çizme olarak düşünecek olursa Polignano a Mare çizme’nin topuk kısmındaki Puglia Bölgesi’nde yer almaktadır. Araba ile Bari’ye yaklaşık 45 dakikalık mesafede olan bu muhteşem kasabaya girdiğiniz anda hayranı oluyorsunuz. Daracık sokaklardan geçerek muhteşem bir laciverte sahip olan derin Adriyatik Denizi’ne ulaştığınızda sırtını falezler ile dayamış bu taş köye anında aşık oluyorsunuz. Hala tarihi dokusunu koruyan Polignano a Mare’de konaklama mağaraların içinde yapılıyor. Restoranlar, barlar bu küçük romantik köyde yine hep mağaraların içlerinde ve taş yapısından ötürü klima ihtiyacı olmadan her zaman serin bir mekan olarak sizi kendilerine çekiyor.

Yaklaşık iki bin yıllık bir tarihi bulanan Poligano a Mare eski şehir (taş köy) ve yeni şehir olarak ikiye ayrılıyor. Derin bir vadi ile ikiye ayrılan bu şirin mekanı yine şirin bir köprü birleştiriyor ve bu köprü köyün aynı zamanda en meşhur fotoğraf çekim noktası. Benim için bu köprünün ayrı bir hatırası da vardır. Gün batımının çok güzel fotoğraflar verdiği Polignano a Mare de gün doğumu fotoğrafları da güzel olur diye düşünerek şafak vaktinden önce soluğu bu köprüde almıştım ama güneş arkamdaki dağların arasından doğduğu için hayal ettiğim kadar güzel bir kare çekemeden kasaba meydanına geri dönerken (bu arada saat 06:03 filan) biraz uzakta yürüyüşü tanıdık gelen bir kişiyi fark ettim. Arka tarafta olduğum için yüzünü göremediğim halde bu kişiyi hemen tanımıştım. Bu kişi çok sevdiğim öğretmenim Prof. Dr. Orhan Kural’dı… Bu karşılaşma vesilesi ile bu köprünün üzerinde bir fotoğraf çektirdik sonra da keyif ile sabah kahvelerimizi bu manzaraya karşı yudumladık. İşte bu köprünün benim için böyle bir hatırası da vardır.

Polignano a Mare’nin ünlü yüzü ise bu kasabanın girişinde kollarını açmış olarak sizi karşılayan DOMENICO MODUGNO’dur. Modugno adı bizlere çok bir şey çağrıştırmasa da Domenico Modugno, her romantik ortamda çalınan daha çok Dean Martin yorumu ile bilinen VOLARE isimli şarkının bestecisidir. Bu taş köyde birçok restoran ve barda Volare vazgeçilmez bir nefeslenme melodisi olarak hep çalmaktadır.

Polignano a Mare’de yazın en önemli etkinliklerden bir ise uçurum dalışları… Falezler üzerine kurulmuş olan bu şirin taş köydeki her ev derin bir denize açılmakta ve oda pencerelerinden bile denize atlayan insanları görebiliyorsunuz. Ek olarak Red Bull firması her sene burada uçurum atlayışı festivali yapmakta ve bu günlerde köy çok renkli görüntülere sahne olmaktadır.

İtalya denildiği zaman akla Roma, Floransa, Venedik gelir. Ancak bu belirttiğim tarihi mekanlar muhteşem yerler olsa da turizm ve tüketim ekonomisinden payını almış, hem pahalı hem de aşırı kalabalık noktalardır. Bugün sizlere aktarmak istediğim yer ise yukarıda belirttiğim özelliklerin tam karşıtıdır.

İtalya’yı bir çizme olarak düşünecek olursa Polignano a Mare çizme’nin topuk kısmındaki Puglia Bölgesi’nde yer almaktadır. Araba ile Bari’ye yaklaşık 45 dakikalık mesafede olan bu muhteşem kasabaya girdiğiniz anda hayranı oluyorsunuz. Daracık sokaklardan geçerek muhteşem bir laciverte sahip olan derin Adriyatik Denizi’ne ulaştığınızda sırtını falezler ile dayamış bu taş köye anında aşık oluyorsunuz. Hala tarihi dokusunu koruyan Polignano a Mare’de konaklama mağaraların içinde yapılıyor. Restoranlar, barlar bu küçük romantik köyde yine hep mağaraların içlerinde ve taş yapısından ötürü klima ihtiyacı olmadan her zaman serin bir mekan olarak sizi kendilerine çekiyor.

Yaklaşık iki bin yıllık bir tarihi bulanan Poligano a Mare eski şehir (taş köy) ve yeni şehir olarak ikiye ayrılıyor. Derin bir vadi ile ikiye ayrılan bu şirin mekanı yine şirin bir köprü birleştiriyor ve bu köprü köyün aynı zamanda en meşhur fotoğraf çekim noktası. Benim için bu köprünün ayrı bir hatırası da vardır. Gün batımının çok güzel fotoğraflar verdiği Polignano a Mare de gün doğumu fotoğrafları da güzel olur diye düşünerek şafak vaktinden önce soluğu bu köprüde almıştım ama güneş arkamdaki dağların arasından doğduğu için hayal ettiğim kadar güzel bir kare çekemeden kasaba meydanına geri dönerken (bu arada saat 06:03 filan) biraz uzakta yürüyüşü tanıdık gelen bir kişiyi fark ettim. Arka tarafta olduğum için yüzünü göremediğim halde bu kişiyi hemen tanımıştım. Bu kişi çok sevdiğim öğretmenim Prof. Dr. Orhan Kural’dı… Bu karşılaşma vesilesi ile bu köprünün üzerinde bir fotoğraf çektirdik sonra da keyif ile sabah kahvelerimizi bu manzaraya karşı yudumladık. İşte bu köprünün benim için böyle bir hatırası da vardır.

Polignano a Mare’nin ünlü yüzü ise bu kasabanın girişinde kollarını açmış olarak sizi karşılayan DOMENICO MODUGNO’dur. Modugno adı bizlere çok bir şey çağrıştırmasa da Domenico Modugno, her romantik ortamda çalınan daha çok Dean Martin yorumu ile bilinen VOLARE isimli şarkının bestecisidir. Bu taş köyde birçok restoran ve barda Volare vazgeçilmez bir nefeslenme melodisi olarak hep çalmaktadır.

Polignano a Mare’de yazın en önemli etkinliklerden bir ise uçurum dalışları… Falezler üzerine kurulmuş olan bu şirin taş köydeki her ev derin bir denize açılmakta ve oda pencerelerinden bile denize atlayan insanları görebiliyorsunuz. Ek olarak Red Bull firması her sene burada uçurum atlayışı festivali yapmakta ve bu günlerde köy çok renkli görüntülere sahne olmaktadır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir