El Hamra

Ilık Yaz Gecesince Flamenko

Güney İspanya’nın Endülüs Dağlarının zirvesinde masallara konu olan muhteşem bir hisar bulunur…

El Hamra…

İçinde bulunan kale Granada semalarının hakimidir, yüksek duvarlarında onlarca kule bulunur ve yapımı 150 yıldan fazla sürmüştür ancak buraya sadece askeri bir sığınak demek büyük haksızlık olur. Zarif avluları, harika havuzları ile muhteşem bir saraydır ve İslam Dünya’sının batı coğrafyasındaki en bilinen eseridir.

İspanya’ya onlarca defa gittiğim halde vakit darlığı nedeniyle çoğu zaman bir veya maksimum iki gece süren genellikle kuzey bölgelere ziyaretlerim oluyordu bu nedenle de çok geniş bir bölgeye yayılmış olan Granada Bölgesi ziyaretini hem ihmal etmiştim. Zaman konusunda takıntılı olan bu satırların yazarı, zamanın durduğu bu bölgeye nasıl ve ne zaman gidebilirdi. Bu sorun bir gün çalıştığım şirket tarafından çözüldü. Şirketim benden en önemli müşterilerimizi beş günlüğüne Güney İspanya’ya götürmemi istedi. Böylece zaman sorunu çözülmüş oldu…

El Hamra Sarayı 12. Yüzyılın sonlarında İslam hakimiyeti altındaki Güney İspanya’da korunma amaçlı olarak Granada’da bir buçuk asra yakın bir süre içinde inşa edilmiştir. Sarayın estetik yönü, inşaat teknikleri tartışılabilir ama su taşıma konusundaki mühendislik faaliyetleri tam anlamıyla zamanın çok ötesindeydi… Müslüman Sultan bu dağın zirvesindeki yapının bir vaha gibi olmasını hayal ediyordu ancak bu kadar sıcak bir coğrafyada, özellikle su kaynaklarından bu kadar uzakken bu gerçekten zor bir hayaldi. Ancak Granada’daki Hispanik Müslüman Mühendisler (ki bu mühendisler Antik Yunan Mimari bilgilerine de sahiptir) öncelikle Granada bulunan küçük bir dere yatağını uzaklardaki başka bir nehre yapılan baraj ile besleyerek debisini arttırdılar. Şimdi debisi yeterli olan ancak saraydan 800 metre düşük kodda olan bir su kaynaklarına sahiptiler. Bu su kaynağını değişik değirmen ve pompalar ile saraya taşımanın yolunu buldular. Hatta suyun fazlalığı durumunda suyun yıkıcı etkisini yok etmek için gerekli emniyet tedbirleri de alınmıştır. Vadiden gelen kaynak suyunun tortu ve pislikleri çok akılcı derin havuzlarda yok edilerek hem saraya sürekli temiz bir içme suyu kazandırılmış hem de taşınan bu tortuların toplanması ile bahçelerde kullanılacak son derece verimli toprak elde edilmiştir.

El Hamra sarayının eteklerinde Al Kazaba isimli bir bembeyaz kasaba vardır. Bu kasaba yüzyıllardan beri El Hamra Sarayının çalışanlarının bulunduğu bölgedir. Bu bölgenin bir özelliği de flamenko dansının bebeklik adımlarının atıldığı yer olmasıdır.

Flamenko, basit bir folk türü olmanın ötesinde kompleks ve yoğun kültürel geleneğe sahiptir. İspanya’ya özgü olduğu bilinmesine rağmen, aslında Endülüs bölgesinin kültürüdür. Kökenleri hakkında birçok soru işareti bulunur ancak genel olarak bölgedeki Latince konuşan asimle olmuş yerli İberik halklar, Berberi-Arap Müslümanlar, İspanya Yahudileri ve Çingeneler tarafından beraberce ortaya çıkarılan bir tür olarak kabul edilmiştir.

Flamenko tüm İspanya’da turistik bir gösteri olarak yapılsa da ana vatanı olan Endülüs Bölgesinde hala önem verilen, dansçılarına büyük saygı duyulan bir sanattır. Her yıl yüzlerde kişi Flamenko öğrenebilmek için Endülüs Bölgesindeki okullara devam etmektedir.

Granada Bölgesinde, muhteşem El Hamra saray manzarası ile Al Kazaba’da, yazın ılık esintilerinde her gece Flamenko gösterileri yapılır. Barselona gibi şehirlerde yapılan turistik gösterilerden çok daha farklı olan, yerel çingenelerin yaptığı danslar sırasında serin bir sangrialar yudumlanır. El Hamra Sarayının eteklerinde, arabesk ezgiler taşıyan hızlı dans figürleri ile insanları kendinden geçirilen bu ılık gece Granada’ya yapılan uzun yolculuğun tüm sıkıntılarının unutulmasını sağlar.

El Hamra bugün hala İslam sanat ve tasarımın başyapıtı olarak yerini korumakta ve bulunduğu bölgeye her yıl yüz binlerce turist çekmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir