Floransa – Sanata ve Güzelliğe Doymak!

Floransa, Rönesans’ın oya gibi işlenmiş bir örtüsü sanki. Michelangelo, Leonardo da Vinci, Giotto, Dante, Raffael, Boticelli, Fra Angelico, Medici Ailesi, Cellini ve Donatello ile bütünleşmiş bu güzel kent. Floransa’nın tarihi M.Ö. 59 yılına kadar uzanmaktadır. VIII., IX. ve X. yüzyıllarda Bizans egemenliğinde gelişmiş ve etrafı surlarla çevrilmiş. Birçok medeniyete merkezlik etmiş olan kentin ilk yerleşimleri […]

Bozulmamış Avrupalı: Letonya

     Letonya, Baltıklar’ın İsviçre’si olarak anılıyor. Yer yer deniz seviyesinin altında bulunan topraklara da sahip. Tüketim hırsımızla paralel olarak artan küresel ısınma sonucu denizler yükselince bu ülkede de ciddi sorunlar yaşanacak gibi görünüyor.      Teton Şövalyeleri, Letonya’da tam 300 yıl kalmış. Tarih bilgimizi tazeleyelim: Haçlı seferleri sırasında yaralılara yardım etmek üzere kurulan “Şövalyeler Birliği”,  sefer […]

Medeniyetlerin Randevusu: Girit ve Aziz Şövalyelerin Rodos Adası

Yunan Adaları’nın en büyüğü Girit’e ister Pire Limanı’ndan kalkan bir feribot ile ister Kuşadası’ndan hareket eden bir yolcu gemisi ile yaklaşın, başkent Iraklion (Kandiye) ilk siluetleri ile birlikte İstanbul’un Güngören ve Bağcılar semtlerini aratmayan bir beton yığını ile karşılaşıp, hemen üzüleceksiniz. Oysaki Girit bir “dişi” adadır. Güzel, bereketli, dağlık, kayalık, zarif ve hırçın. Elbette Giritli […]

Bob Marlet

Jamaika – Pınarlar Ülkesinden, Rastaların Babil’ine

Genç Arawak savaşçısı, atını dağlar arasındaki yemyeşil vadide durdurur. Doruklardan aşağıya, türlü ezgiler yankılayarak akan onlarca ırmağa, halkı için bir cennet yurt bulmanın coşkusuyla bakar. Kızıl tenli kolunu alnına yayarak, akarsuları besleyen dorukları izlerken, “Oralarda yüzlerce pınar olmalı.” diye düşünür… Genç savaşçının keşfettiği bu topraklara yerleşen Arawaklar, yeni yurtlarına “Xaymaca” adını verirler; yani “Pınarlar Ülkesi.” […]

Azor Adaları Özgürlük Vaat Ediyor

Eğer Capetown, Southhampton, New York ve Buenos Aires’den birer düz çizgi çizerseniz işte Azor Adaları bunların kesim noktasındadır.             Azorlar, Lizbon’dan 1500, New York’tan ise 3900 kilometre uzaklıkta Atlantik Okyanusu’nun tam ortasındadır. Azor Adaları, dokuz adası ile iki dünya arasında tılsımlı bir sözcükle “bilinmeyen bir cennet” olarak tanımlanır. Doğu grubu adaları Santa Maria ile başkent […]

Moskova v Hızla Değişen Bir Yaşam

“Moskova Üniversitesi’nin kuleli muhteşem yapısına sırtımı dönüp, gerçekten güzel bahçenin nehre doğru, kâh teraslar yaparak, kâh kıvrılıp bükülerek inen yeşillikleri arasından şehre bakıyorum. Moskova, şimdi daha güzel… Şehirlere mana veren asıl unsurun “insan” olduğunu Moskova kadar açık anlatan bir ikincisi zor gösterilir. Tanrım, ne yapı, ne cadde genişliği, ne ağaç, ne park, hiçbiri, hiçbiri, bir […]

Madrid – Yel Değirmenleriyle Savaşan Kent

“Kar yağıyor / ve sen böyle “No pasaran” deyip / Madrid kapısına dikilmeden önce / her hâlde vardın. / Ne bileyim / meselâ / Astorya kömür ocaklarından gelmiş olabilirsin. / Belki alnında kanlı bir sargı vardır ki / kuzeyde almış olduğun yarayı saklamaktadır./ (…) / Belki Puerta del Sol’da küçük bir dükkânın vardı / renkli […]

Korfu, bugün de bir getto adası mı?

Bol sayıda zeytin ağaçları, mor begonvilleri, beyaz çan kuleleri, antik tapınakları, manolya ağaçları, uzun kumsalları, meltemle serinleyen uzun koyları, sakin portakal çiçek kokulu plajları, şarap renkli denizi, buzuki eşliğinde yapılan sirtaki dansları, loş mutfaklarının pencerelerinde sıralı fesleğen ve sardunya saksıları, rengârenk çamaşır gerili sokakları, ayaküstü sohbet eden siyah kıyafetli yaşlı insanları, hizmette sınır tanımayan tavernaları, […]

Suriye’ye Yazık Oluyor

Elli dokuz kilometrelik, fıstık ağaçları dizili Gaziantep-Kilis arası karayolundan sonra kendimizi Öncüpınar Gümrük Kapısında buluyoruz. Sınır kalabalık olmamasına rağmen, grup olarak tüm işlemleri tamamlayıp Türkiye sınırımdan çıkmak, en az 1,5 saat sürüyor. Fakat, Suriye sınırını aşmak çok daha zor. Bir defa sekiz farklı kontrolden geçiliyordu. Hele bir de yemek saatlerine rastlarsanız, işiniz daha da uzun […]

HİNDULARIN “MEKKE”Sİ: VARANASİ

Bir ülkeyi en iyi şekilde kim özetleyebilir? Tabiî ki, o ülkenin tarihine yazılmış, o ülkeyle bütünleşmiş, kendini ülkesine adamış biri. Aşağıdaki satırlar, koruması tarafından öldürülen Indra Gandhi’nin yabancı gazetecilere hitaben yaptığı konuşmanın bir bölümü: “Eğer Hindistan’ı tanımak arzusundaysanız, ülkemizle ilgili daha önce duyduklarınızdan belleğinizi arındırınız; önyargıların sınırlı ve sığ tutsaklığından sıyrılınız. Hindistan’ı yaşarken herhangi bir […]